Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik: “Vatandaş kemiğe, esnaf kepenk kapatmaya mahkûm edilemez”

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, vatandaşın alım gücündeki düşüşün kırmızı et tüketimini ve kasapların satışlarını ciddi ölçüde etkilediğini belirterek, geçmişte ücretsiz verilen kemiğin bugün sofralar için satın alınan bir ürüne dönüştüğünü söyledi. Arnik; belediyelere et destek kartı, Eskişehir’e modern mezbaha ve sektörün sorunlarının çözümü için Valilik koordinasyonunda ortak çalışma masası çağrısında bulundu.

Eylül 15, 2026 - 20:26
Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik: “Vatandaş kemiğe, esnaf kepenk kapatmaya mahkûm edilemez”

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, 15 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, vatandaşın alım gücündeki gerilemenin kasap tezgâhlarına doğrudan yansıdığını belirtti. Arnik, kırmızı et almakta zorlanan vatandaşların daha düşük maliyetli ürünlere ve kemiğe yöneldiğini, kasap esnafının ise düşen satışlarla birlikte artan işletme giderleri karşısında zorlandığını kaydetti.

Arnik, etin üreticiden tüketiciye uzanan zincirin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Et; üreticinin emeği, kasabın ekmeği, vatandaşın temel gıdasıdır. Bu zincirin bir halkası koparsa bütün toplum zarar görür.” ifadelerini kullandı.

“Tencerede et değil, kemik kaynıyor”

Kemiklerin geçmişte de çorba ve yemeklerde kullanıldığını ancak sade kemiklerin önemli bölümünün ücretsiz verildiğini, sokak hayvanları için ayrıldığını veya düşük değerli ürün olarak görüldüğünü aktaran Arnik, ekonomik koşullarla birlikte tablonun değiştiğini söyledi.

Arnik, “Vatandaşın alım gücünün azalması, sofrasındaki et miktarını her geçen gün düşürürken geçmişte kasaplarda ücretsiz verilen kemiklere yönelik talebi artırdı. Bir zamanlar çoğunlukla sokak hayvanları için alınan veya ücretsiz verilen kemik, bugün vatandaşın tenceresine et tadı verebilmek amacıyla satın aldığı, ekonomik değeri olan bir ürüne dönüştü.” dedi.

“Eskiden ücretsiz verdiğimiz kemik, bugün dar gelirli ailenin sofrasındaki son çareye dönüştü.” diyen Arnik, kırmızı ete ulaşamayan dar ve orta gelirli ailelerin tavuk, sakatat, kıyma, haşlamalık ve kemikli ürünlere yöneldiğini ifade etti.

“Vatandaş eti kilogramla değil, gramla alıyor”

Kasap alışverişlerindeki değişime dikkati çeken Arnik, “Eskiden müşteriler kasaba gelerek kilogramla kıyma, kuşbaşı ya da biftek alırdı. Alım gücü düşen, ekonomik darboğazda zorlanan vatandaş cebindeki parayı göstererek, ‘Bana bu paraya ne kadar gelirse kemik ver,’ diyor.” açıklamasında bulundu.

Kasap tezgâhlarında alışverişin kilogramdan grama gerilediğini savunan Arnik, vatandaşların artık bir kilogram et yerine bir öğünlük yemek için daha düşük miktarlarda alışveriş yaptığını kaydetti.

Arnik, “Bu yalnızca rakamlardan ibaret bir ekonomik daralma değildir. Bu, alım gücü yetmeyen vatandaşın kasap tezgâhı önündeki mahcubiyetidir.” ifadelerini kullandı.

“800–1.000 TL’ye et alamayan vatandaş, 100 TL’lik kemiğe yöneliyor”

Kasap tezgâhlarındaki fiyatlara ilişkin bilgi veren Arnik, dana kıymanın kilogramının yaklaşık 1.000 TL, dana kemiğinin ise çeşidine göre yaklaşık 100-120 TL olduğunu belirtti.

Arnik, “800–1.000 TL’ye et alamayan vatandaş, 100 TL’lik kemiğe yöneliyor.” dedi.

Tavuk kemiğinin kilogramının yaklaşık 50 TL, kuzu kemiğinin yaklaşık 100 TL, dana kemiğinin ise yaklaşık 120 TL'den satıldığını aktaran Arnik, kemiğe yönelik talebin artması nedeniyle bazı kasapların vatandaşın talebini karşılamak amacıyla dışarıdan kemik satın aldığını bildirdi.

“Bazı kasap işletmelerinde satış kaybı yüzde 60’a ulaştı”

Odaya ulaşan saha geri bildirimlerine değinen Arnik, kasap işletmelerinin kilogram bazındaki satışlarında genel olarak yüzde 30-40 arasında daralma görüldüğünü, bazı işletmelerde kaybın yüzde 50-60 seviyesine ulaştığını açıkladı.

Kasapların satışları düşmesine rağmen sabit giderlerinin devam ettiğini vurgulayan Arnik, işletmelerin soğuk hava deposu, soğutucu dolap ve reyonlarını günün 24 saati çalıştırmak zorunda olduğunu hatırlattı.

Elektrik, kira, personel, Bağ-Kur, SGK, vergi ve POS komisyonlarının işletmeler üzerindeki yükünün sürdüğünü kaydeden Arnik, “Bir tarafta yemeğine et kokusu vermek için kemik kaynatan vatandaş, diğer tarafta satış yapamadığı için tükenen kasap esnafı var.” ifadelerini kullandı.

Belediyelere “et destek kartı” çağrısı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesine de çağrıda bulunan Arnik, belediyelerin doğrudan kasap işletmeciliği yapmak yerine dar gelirli vatandaşların ruhsatlı mahalle kasaplarından alışveriş yapabilmesini sağlayacak destek modellerini değerlendirmesini istedi.

Arnik, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kasap dükkânı açmak yerine dar gelirli vatandaşlarımıza et destek kartı versin ve bu kart tüm mahalle kasaplarında geçerli olsun. Böylece hem vatandaşımızı hem de yerel esnafımızı korumuş oluruz. Esnafımız iş yapar, vatandaşımızın da onuru zedelenmez.” dedi.

Belediyelerin ihtiyaç sahiplerinin uygun fiyatlı ve güvenilir gıdaya erişimine destek vermesine karşı olmadıklarını belirten Arnik, “Kamu kaynakları esnafa rakip olmak için değil, vatandaşı ve mahalle esnafını birlikte yaşatmak için kullanılmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Et destek kartı, sosyal kart veya kupon uygulamalarının ruhsatlı, kayıtlı ve denetlenen mahalle kasaplarında geçerli olması gerektiğini ifade eden Arnik, bu yöntemle sosyal desteğin kent geneline yayılabileceğini ve yerel esnafın sistemin dışında bırakılmayacağını savundu.

“Bürokratlarınızı sahaya çıkarın, esnafa kulak verin”

Eskişehir Büyükşehir Belediyesine yönelik çağrısını sürdüren Arnik, “Sağınızda, solunuzda bulunan ve görev verdiğiniz bürokratlarınızı sahaya çıkarın. Esnaf ve sanatkârımıza kulak versinler, vatandaşı dinlesinler.” ifadelerini kullandı.

Dar gelirli vatandaşlara yönelik et ve gıda desteklerinin Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası ile iş birliği içerisinde yürütülmesini isteyen Arnik, “Sosyal destek, esnafı dışlayarak değil; esnafı çözümün bir parçası yaparak yürütülmelidir.” dedi.

“Eskişehir’in modern mezbahası artık bir tercih değil, zorunluluktur”

Eskişehir'deki kesimhane seçeneklerinin sınırlı olduğunu belirten Arnik, bazı oda üyelerinin kesim yaptırabilmek için Afyonkarahisar başta olmak üzere çevre illere gitmek zorunda kaldıklarını ifade etti.

Kesim, nakliye, akaryakıt, personel, zaman kaybı ve soğuk zincir giderlerinin artmasının kasap tezgâhlarındaki maliyetleri de etkilediğini kaydeden Arnik, Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin modern mezbaha projesinin hızlandırılmasını istedi.

Arnik, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin modern mezbaha yapımını gündemine almasını ve proje çalışmalarının ilerletilmesini önemli buluyoruz. Ancak bu yatırımın yalnızca planlarda kalmaması; ihale, yapım ve hizmete giriş takviminin kamuoyuyla net olarak paylaşılması gerekmektedir.” dedi.

“Biz bu yatırımın karşısında değil, bir an önce tamamlanmasının takipçisiyiz.” diyen Arnik, “Eskişehir’in modern mezbahası artık bir tercih değil; üretici, kasap esnafı, tüketici ve halk sağlığı açısından zorunluluktur.” ifadelerini kullandı.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne tavuk parçalama çağrısı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne de çağrıda bulunan Arnik, teknik altyapısı ve hijyen yeterliliği denetlenen ruhsatlı kasaplara özel onay belgesiyle kontrollü tavuk parçalama yetkisi verilmesini talep etti.

“Makam koltuklarınızdan kalkın, esnafı dinleyin”

Sektör temsilcilerine de seslenen Arnik, kasap esnafının sorunlarının sahada dinlenmesi gerektiğini belirterek, “Makam koltuklarınızdan kalkın, protokol masalarından ayrılın. Makam araçlarınıza binin, özel şoförlerinizle birlikte esnaf ve sanatkârımızın arasına inin; kasap esnafının tezgâhına bakın. Esnafı dinleyin, vatandaşı dinleyin, çözüm üretin. Esnaf size saltanat süresiniz diye o makamlarda yetki vermedi.” dedi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, ticaret odalarının ilgili meslek komiteleri ve sektör temsilcilerine çağrıda bulunan Arnik, “Kasap esnafı kan kaybederken, vatandaş eti kilogramla değil gramla alırken ve çocukların sofrasındaki protein azalırken sessiz kalamazsınız.” ifadelerini kullandı.

Arnik, “Temsil görevi yalnızca makam taşımak değil; veri açıklamak, sorunları ilgili mercilere taşımak, kamuoyu oluşturmak ve sonuç üretmektir.” dedi.

“Kırmızı et üretimi yüzde 10,5 azaldı”

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine de değinen Arnik, “Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre kırmızı et üretimi, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 tona geriledi. Sığır eti üretimindeki düşüş ise yüzde 11,5 oldu.” açıklamasını yaptı.

İthalatın kalıcı çözüm olmadığını savunan Arnik, “İthalat, kısa süreli bir fiyat müdahalesi sağlayabilir; ancak kalıcı çözüm değildir. Yerli hayvancılık güçlendirilmediği, anaç hayvan sayısı artırılmadığı ve üretici maliyetleri düşürülmediği sürece aynı sorunlar tekrar yaşanacaktır.” ifadelerini kullandı.

Valilik koordinasyonunda çalışma masası talebi

Üretici, kasap esnafı ve tüketicinin birlikte korunacağı politikaların hayata geçirilmesini isteyen Arnik, Eskişehir Valiliği koordinasyonunda ortak bir çalışma masası kurulması çağrısı yaptı.

Arnik, çalışma masasında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasının yer almasını talep etti.

“Vatandaşın tenceresi boşalırken kasap esnafının tezgâhı kapanmaya terk edilemez.” diyen Arnik, üreticiyi yaşatan, mahalle kasabını koruyan ve dar gelirli vatandaşın sağlıklı ete erişimini sağlayan acil bir eylem planına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Arnik, “Vatandaş kemiğe, esnaf kepenk kapatmaya mahkûm edilemez.” diyerek, “Biz susmayacağız. Üreticinin emeğini, kasap esnafının ekmeğini ve vatandaşın sofrasını savunmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ajans Expres Gazetesi