Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik: “Vatandaş kemiğe, esnaf kepenk kapatmaya mahkûm edilemez”
Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, vatandaşın kırmızı ete erişiminin giderek zorlaştığını, kasaplarda kilogram bazındaki satışların bazı işletmelerde yüzde 60’a varan oranlarda gerilediğini belirtti. Belediyeye “et destek kartı”, kente modern mezbaha ve sektörün sorunları için ortak çalışma masası çağrısında bulunan Arnik’in kasap esnafı ile vatandaşın sofrasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarını okuyun.
Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, 15 Eylül 2026'da Eskişehir'de yaptığı açıklamada, vatandaşın alım gücündeki gerilemenin kırmızı et tüketimine ve kasap esnafının satışlarına doğrudan yansıdığını belirtti. Geçmişte ücretsiz verilen veya düşük ekonomik değere sahip ürünler arasında görülen kemiğe talebin arttığını kaydeden Arnik, belediyelerden sosyal destek modellerinin mahalle kasaplarını da kapsayacak biçimde uygulanmasını istedi.
Arnik, etin üreticiden tüketiciye uzanan zincirin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Et; üreticinin emeği, kasabın ekmeği, vatandaşın temel gıdasıdır. Bu zincirin bir halkası koparsa bütün toplum zarar görür.” ifadelerini kullandı.
“Tencerede et değil, kemik kaynıyor”
Kemik ürünlerinin geçmişte de çorba ve yemeklerde kullanıldığını ancak özellikle sade kemiklerin önemli bölümünün ücretsiz verildiğini, sokak hayvanları için ayrıldığını veya düşük değerli ürün olarak değerlendirildiğini anlatan Arnik, ekonomik koşulların tüketici tercihlerini değiştirdiğini savundu.
Arnik, “Vatandaşın alım gücünün azalması, sofrasındaki et miktarını her geçen gün düşürürken geçmişte kasaplarda ücretsiz verilen kemiklere yönelik talebi artırdı. Bir zamanlar çoğunlukla sokak hayvanları için alınan veya ücretsiz verilen kemik, bugün vatandaşın tenceresine et tadı verebilmek amacıyla satın aldığı, ekonomik değeri olan bir ürüne dönüştü.” dedi.
Yaşanan değişimi “Eskiden ücretsiz verdiğimiz kemik, bugün dar gelirli ailenin sofrasındaki son çareye dönüştü.” sözleriyle değerlendiren Arnik, kırmızı ete ulaşmakta zorlanan dar ve orta gelirli ailelerin tavuk, sakatat, kıyma, haşlamalık ve kemikli ürünlere yöneldiğini ifade etti.
“Vatandaş kilogramdan grama düştü”
Kasaplarda alışveriş alışkanlıklarının da değiştiğini söyleyen Arnik, geçmişte kilogramla kıyma, kuşbaşı veya biftek alan müşterilerin artık cebindeki paraya göre alışveriş yaptığını belirtti.
Arnik, “Vatandaş kasaba, ‘Bana bu paraya ne kadar gelirse et değil, kemik ver’ diyor. Kasap tezgâhlarında alışveriş kilogramdan grama düştü. Vatandaş, evine bir kilogram et götürmeyi değil, bir öğünlük yemeğe etin tadını verecek kadar kemik almayı düşünüyor.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşın kasap tezgâhındaki tercihlerinin ekonomik daralmanın günlük yaşama yansıması olduğunu savunan Arnik, “Bu yalnızca rakamlardan ibaret bir ekonomik daralma değildir. Bu, alım gücü yetmeyen vatandaşın kasap tezgâhı önündeki mahcubiyetidir.” dedi.
“800–1.000 TL’ye et alamayan vatandaş, 100 TL’ye kemik alıyor”
Arnik'in paylaştığı fiyatlara göre dana kıymanın kilogramı yaklaşık 1.000 TL seviyesinde bulunurken dana kemiğinin kilogram fiyatı ürün çeşidine göre yaklaşık 100-120 TL arasında değişiyor. Tavuk kemiğinin kilogramının yaklaşık 50 TL, kuzu kemiğinin yaklaşık 100 TL ve dana kemiğinin yaklaşık 120 TL'den satıldığını aktaran Arnik, kemiğe yönelik talebin kasapların dışarıdan kemik satın almasına yol açacak seviyeye ulaştığını söyledi.
Arnik, “800–1.000 TL’ye et alamayan vatandaş, 100 TL’lik kemiğe yöneliyor. Vatandaş artık eti değil, gramı hesaplıyor.” ifadelerini kullandı.
Kasaplarda satış kaybı yüzde 60’a kadar ulaşıyor
Odaya ulaşan saha geri bildirimlerini paylaşan Arnik, kasap işletmelerinin kilogram bazındaki satışlarında genel olarak yüzde 30-40 arasında daralma yaşandığını, bazı işletmelerde ise kaybın yüzde 50-60 seviyelerine ulaştığını bildirdi.
Satışlardaki düşüşe karşın işletme giderlerinin devam ettiğine işaret eden Arnik, kasapların soğuk hava deposu, soğutucu dolap ve reyonlarını günün 24 saati çalıştırmak zorunda bulunduğunu kaydetti.
Arnik, elektrik, kira, personel, Bağ-Kur, SGK, vergi ve POS komisyonlarının esnaf üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirterek, “Bir tarafta yemeğine et kokusu vermek için kemik kaynatan vatandaş, diğer tarafta satış yapamadığı için tükenen kasap esnafı var.” dedi.
Büyükşehir Belediyesine “et destek kartı” çağrısı
Eskişehir Büyükşehir Belediyesine sosyal destek modeli öneren Arnik, belediyelerin doğrudan kasap işletmeciliği yapmak yerine ihtiyaç sahibi vatandaşlara verilecek desteği ruhsatlı mahalle kasaplarında kullanılabilecek kart veya kupon sistemi üzerinden sağlamasını istedi.
Arnik, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kasap dükkânı açmak yerine dar gelirli vatandaşlarımıza et destek kartı versin ve bu kart tüm mahalle kasaplarında geçerli olsun. Böylece hem vatandaşımızı hem de yerel esnafımızı korumuş oluruz. Esnafımız iş yapar, vatandaşımızın da onuru zedelenmez.” ifadelerini kullandı.
Belediyelerin ihtiyaç sahiplerinin uygun fiyatlı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını desteklemesine karşı olmadıklarını vurgulayan Arnik, “Kamu kaynakları esnafa rakip olmak için değil, vatandaşı ve mahalle esnafını birlikte yaşatmak için kullanılmalıdır.” dedi.
Arnik, et destek kartı, sosyal kart veya kupon uygulamalarının ruhsatlı, kayıtlı ve denetlenen mahalle kasaplarında geçerli olması halinde dar gelirli vatandaşların evlerine yakın işletmelerden alışveriş yapabileceğini, kamu desteğinin şehir geneline yayılabileceğini ve yerel esnafın sistemin dışında kalmayacağını ifade etti.
“Bürokratlarınızı sahaya çıkarın, esnafa kulak verin”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığına da çağrıda bulunan Arnik, belediye bürokratlarının esnaf ve vatandaşla doğrudan temas kurmasını istedi.
Arnik, “Sağınızda, solunuzda bulunan ve görev verdiğiniz bürokratlarınızı sahaya çıkarın. Esnaf ve sanatkârımıza kulak versinler, vatandaşı dinlesinler.” ifadelerini kullandı.
Dar gelirli vatandaşlara yönelik et ve gıda desteklerinin Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasıyla iş birliği içerisinde yürütülmesi gerektiğini belirten Arnik, “Dar gelirliye verilen et desteği siyasi malzeme yapılmamalı; mahalle kasabı da sisteme dâhil edilmeli.” dedi.
“Modern mezbaha artık bir tercih değil, zorunluluktur”
Eskişehir'in kesimhane altyapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arnik, kentte seçeneklerin sınırlı olmasının kasap esnafını özel işletmelere veya çevre illerdeki kesimhanelere bağımlı hale getirdiğini söyledi.
Bazı oda üyelerinin kesim yaptırabilmek amacıyla Afyonkarahisar dahil çevre illere giderek yüzlerce kilometrelik yol yapmak zorunda kaldığını aktaran Arnik, kesim, nakliye, akaryakıt, personel, zaman ve soğuk zincir giderlerinin fiyatlara yansıdığını ifade etti.
Arnik, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin modern mezbaha yapımını gündemine almasını ve proje çalışmalarının ilerletilmesini önemli buluyoruz. Ancak bu yatırımın yalnızca planlarda kalmaması; ihale, yapım ve hizmete giriş takviminin kamuoyuyla net olarak paylaşılması gerekmektedir.” dedi.
Modern mezbaha yatırımının hızla tamamlanmasını istediklerini kaydeden Arnik, “Eskişehir’in modern mezbahası artık bir tercih değil; üretici, kasap esnafı, tüketici ve halk sağlığı açısından zorunluluktur.” ifadelerini kullandı.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne tavuk parçalama yetkisi çağrısı
Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne de seslenen Arnik, gerekli teknik altyapıya sahip ruhsatlı kasaplara denetim altında tavuk parçalama yetkisi verilmesini talep etti.
Arnik, “Teknik altyapısı ve hijyen yeterliliği denetlenen ruhsatlı kasaplara, özel onay belgesiyle kontrollü tavuk parçalama yetkisi verilmelidir.” dedi.
Sektör temsilcilerine “Sahaya inin” çağrısı
Esnaf ve sanatkâr kuruluşları ile sektör temsilcilerini de eleştiren Arnik, temsil makamında bulunanların kasapların yaşadığı sorunları doğrudan sahada takip etmesi gerektiğini savundu.
Arnik, “Makam koltuklarınızdan kalkın, protokol masalarından ayrılın. Esnaf ve sanatkârımızın arasına inin; kasap esnafının tezgâhına bakın. Esnafı dinleyin, vatandaşı dinleyin, çözüm üretin.” ifadelerini kullandı.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, ticaret odalarının ilgili meslek komiteleri ve sektör temsilcilerine çağrıda bulunan Arnik, “Kasap esnafı kan kaybederken, vatandaş eti kilogramla değil gramla alırken ve çocukların sofrasındaki protein azalırken sessiz kalamazsınız.” dedi.
Temsil görevinin yalnızca makam taşımaktan ibaret olmadığını ifade eden Arnik, sorunlara ilişkin veri açıklanması, taleplerin ilgili mercilere taşınması, kamuoyu oluşturulması ve çözüm üretilmesi gerektiğini kaydetti.
“Kırmızı et üretimi yüzde 10,5 azaldı”
Arnik, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine atıfta bulunarak, “Kırmızı et üretimi, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 tona geriledi. Sığır eti üretimindeki düşüş ise yüzde 11,5 oldu.” ifadelerini kullandı.
İthalatın kısa vadeli fiyat müdahalesi sağlayabileceğini ancak kalıcı çözüm oluşturmayacağını savunan Arnik, “Yerli hayvancılık güçlendirilmediği, anaç hayvan sayısı artırılmadığı ve üretici maliyetleri düşürülmediği sürece aynı sorunlar tekrar yaşanacaktır. Üretim azalırken maliyetlerin ve fiyatların artması, hem vatandaşın sofrasını hem de kasap esnafının geleceğini küçültmektedir.” dedi.
Valilik koordinasyonunda çalışma masası talebi
Üreticiyi, esnafı ve tüketiciyi birlikte kapsayan bir politika gerektiğini belirten Arnik, Eskişehir Valiliğinin koordinasyonunda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasının katılacağı acil bir çalışma masası kurulmasını talep etti.
Arnik, “Vatandaşın tenceresi boşalırken kasap esnafının tezgâhı kapanmaya terk edilemez. Üreticiyi yaşatan, mahalle kasabını koruyan ve dar gelirli vatandaşın sağlıklı ete ulaşmasını sağlayan acil bir eylem planı hayata geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
Arnik çağrısını, “Vatandaş kemiğe, esnaf kepenk kapatmaya mahkûm edilemez. Biz susmayacağız. Üreticinin emeğini, kasap esnafının ekmeğini ve vatandaşın sofrasını savunmaya devam edeceğiz.” sözleriyle tamamladı.
Ajans Expres Gazetesi