Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: “Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir”
Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun nikâh töreninde yaptığı konuşmanın ardından başlayan tartışmalara ilişkin açıklamada bulundu. Sözlerinin bağlamından koparıldığını belirten Arınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçmişten gelen siyasi birlikteliğini anlattı, siyasi kimlik taşıyan isimlerin ağır eleştirilere daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini savundu.
Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun nikâh töreninde yaptığı konuşmanın kamuoyunda tartışılmasının ardından açıklama yaptı. Arınç, sözlerinin bazı kişiler tarafından bağlamından koparıldığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile siyasi geçmişine ve AK Parti ile ilişkisine değindi.
Arınç, “Sayın Davutoğlu'nun evladının nikah töreninde yaptığım konuşma sebebiyle kamuoyunda bir tartışma başlatıldı. Maksatlı ve kötü niyetli birtakım insanlar, her zaman olduğu gibi sözlerimizi bağlamından kopararak başka anlamlara çektiler.” ifadelerini kullandı.
“ERGÜN TURAN’A TEŞEKKÜR EDERİM”
Konuşmasının ardından Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’ın yaptığı konuşmaya değinen Arınç, Turan’ı TOKİ Başkanlığı döneminden bu yana tanıdığını belirtti.
Arınç, “Konuşmamın ardından Fatih Belediye Başkanı Sayın Ergün Turan'ın yaptığı son derece nazik konuşma için kendisine teşekkür ederim. Ergün Bey'i TOKİ Başkanlığından beri yakından tanır ve takip ederim.” dedi.
Turan’ın Fatih’te iki dönemdir görev yaptığını hatırlatan Arınç, “Kendisi fevkalade başarılı, iki dönemdir Fatih'e çok büyük hizmetlerde bulunmuş; ahlakı, çalışkanlığı ve kişiliğiyle yüz akı olan bir belediye başkanımızdır.” değerlendirmesinde bulundu.
SOSYAL MEDYADAKİ AÇIKLAMALARA TEPKİ
Sosyal medyada kendisine yönelik ifadeleri de eleştiren Arınç, “Sosyal medyada ezeli düşmanlarım sayılabilecek, bir kısmı ahlak ve haysiyetten yoksun kişilerin yaptığı terbiyesizce açıklamaları Allah'a havale ediyorum.” ifadelerine yer verdi.
Arınç, açıklamasının devamında, “Onlarla nasıl hesaplaşacağımı iyi bilirim, ancak sarf ettikleri hakaretleri kendilerine misliyle iade ediyorum.” dedi.
“GÖREVİMİ BÜYÜK BİR SADAKATLE YAPTIM”
Nikâh törenindeki konuşmasının gerekçesini de açıklayan Arınç, Erdoğan ve Davutoğlu’nun başbakanlık dönemlerindeki görevlerine işaret etti.
Arınç, “Ben, 5 yıldan uzun süre Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın, 1,5 yıl kadar da Sayın Davutoğlu'nun başbakanlığında en yakın yardımcısı olarak görev yaptım ve bundan iftihar ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Her iki dönemde de görevini uyum içinde sürdürdüğünü belirten Arınç, “Her iki başbakanımızın döneminde de, özellikle Sayın Erdoğan'la başladığımız süreçten itibaren, büyük bir sadakatle görevimi en iyi şekilde yaptım; kendilerine saygıda kusur etmedim ve talimatları dışına çıkmadım. Aynı uyumlu çalışmayı Sayın Davutoğlu ile de sürdürdük.” açıklamasını yaptı.
“GEÇMİŞE DAYANAN BİR KARDEŞLİK HUKUKUMUZ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyasi birlikteliğinin geçmişine ilişkin ayrıntılar paylaşan Arınç, “Cumhurbaşkanımızla geçmişe dayanan bir kardeşlik hukukumuz var. Biz bu yollarda beraber mücadele ettik; Millî Türk Talebe Birliği'nden yetiştik.” dedi.
Millî Selamet Partisi döneminden Refah ve Fazilet partilerine uzanan siyasi süreçte birlikte çalıştıklarını kaydeden Arınç, “Millî Selamet Partisi döneminde onlar gençken ben il başkanıydım; Refah ve Fazilet partilerinde hep birlikte gayret gösterdik. Ben milletvekiliyken o belediye başkanımızdı.” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin kuruluş sürecine de değinen Arınç, “Sonrasında Türkiye'ye en hayırlı hizmeti yaparak AK Parti'mizi kurduk; o da liderimiz, genel başkanımız ve başbakanımız oldu.” dedi.
“BİZ BİRBİRİMİZİN DAVA ARKADAŞIYIZ”
Erdoğan ile bugüne kadar karşı karşıya gelmediklerini belirten Arınç, siyasi birlikteliklerinin devam ettiğini vurguladı.
Arınç, “Bugüne kadar hiçbir zaman birbirimizden kopmadık ve karşı karşıya gelmedik. Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir. Ama bazı mizaç farklılıkları pek tabi olabilir. Esasta biz birbirimizin dava arkadaşıyız. Kader birliği yaptık.” ifadelerine yer verdi.
Geçmişte vesayetle mücadelede birlikte hareket ettiklerini söyleyen Arınç, AK Parti’ye muhalif bir siyasi çizgi benimsemediğini kaydetti.
Arınç, “Ben hiçbir zaman partiye muhalif olmadım, AK Parti'nin dışına çıkmayı aklıma bile getirmediğim gibi gelen teklifleri de elimin tersiyle ittim. ‘Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır’ dedik; herkes bu cevabı en az 10 yıldır verdiğimizi bilir.” açıklamasında bulundu.
“ONUN HUKUKUNU KORUMAK BİZİM BİRİNCİ GÖREVİMİZDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaret konusunda da değerlendirmelerde bulunan Arınç, “Onun hukukunu korumak bizim birinci görevimizdir. Eğer kendisine gerçekten tahkir maksatlı bir hakaret yapılmışsa, bunun cezasını ilk önce biz veririz.” dedi.
Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik toplumsal yaklaşımı değerlendiren Arınç, “Türkiye'nin devlet geleneğinde ve halkımızın Cumhurbaşkanına bakış açısında, hele ki bu kadar büyük hizmetleri olmuş bir lider için, 86 milyon insan arasından tek bir kişi bile ona hakaret etmeyi aklından geçirmez.” ifadelerini kullandı.
SİYASİ ELEŞTİRİ VE YARGI KARARLARINA VURGU
Arınç, siyasi kimlik taşıyan kişilerin eleştirilere daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini savunarak, “Son zamanlarda mesnetsiz kişilerin bilerek hakaret etmesi bilinen bir gerçektir. Ancak siyasî kimlik taşıyan kişilerin, yapılan eleştirilere, ne kadar ağır olursa olsun, daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini de bilmemiz gerekir.” dedi.
Güncel yargı kararları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıfta bulunan Arınç, 2018 sonrasında Cumhurbaşkanının aynı zamanda siyasi parti genel başkanı sıfatını taşıdığına dikkati çekti.
Arınç, “Güncel yargı ve AİHM kararları da göstermektedir ki, 2018 sonrası Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı aynı zamanda siyasî bir kimliğe ve parti genel başkanlığı görevine sahiptir. Partilerin genel başkanları da bu sıfatları nedeniyle birbirlerini en ağır şekilde eleştirebilirler.” değerlendirmesini yaptı.
Arınç, geçmişte farklı partilerde bulunup daha sonra AK Parti’ye katılanlar ile Cumhur İttifakı içerisinde yer alan isimlerin geçmiş açıklamalarının da aynı ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“AYNI ÖLÇÜT UYGULANMALI”
Arınç, açıklamasını, “Eğer bu sözlerde kötü bir amaç veya haksızlık aranacaksa; geçmişte başka partilerde olup bugün AK Parti'ye katılanların veya Cumhur İttifakı içinde yer alıp doğrudan hakaret sayılabilecek sözler sarf edenlerin de herhalde yargılanması gerekir.” ifadeleriyle sürdürdü.
Ajans Expres Gazetesi