TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez: “Mesele yapay zekâyı durdurmak değil, güvenli ve sorumlu kapasiteyi inşa etmektir”
Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekânın hızla gelişmesiyle güvenlik, hukuk, etik ve denetim kapasitesinin de güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Dönmez, Ulusal Yapay Zekâ Güvenlik Stratejisi ile Türkiye Yapay Zekâ Kurumu önerilerine dikkat çekerek Türkiye’nin teknolojiyi yalnızca kullanan değil, yönünü belirleyen ülkeler arasında yer alması gerektiğini söyledi.
Önceki Dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişimin beraberinde getirdiği güvenlik ve denetim risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dönmez, teknolojinin gelişme hızına, insanlığın bu sistemleri yönetme ve denetleme kapasitesinin de eşlik etmesi gerektiğini vurguladı.
Son dönemde yapay zekâ şirketlerinin üst düzey yöneticileri tarafından yapılan açıklamaların, teknolojinin beraberinde getirdiği risklerin daha iyi anlaşılması açısından önemli olduğunu belirten Dönmez, yapay zekâ ajanlarının sınırlı insan gözetimiyle hareket edebilmesi ve sistemlerin gerçek dünyadaki kritik süreçlere giderek daha fazla müdahil olmasının güvenlik tartışmasını yeni bir aşamaya taşıdığını kaydetti.
Dönmez, kötüye kullanım ihtimallerinin artmasıyla yapay zekâ güvenliğinin teorik bir tartışmanın ötesine geçtiğini ifade ederek, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinin güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik çağrılarına ve ülkelerin bu alanda geliştirdiği yeni düzenlemelere işaret etti.
“MESELE YAPAY ZEKÂYI DURDURMAK DEĞİL”
Türkiye’nin teknolojik ilerlemeden korkan veya ortaya çıkabilecek riskleri görmezden gelen bir yaklaşım yerine dengeli bir anlayış benimsemesi gerektiğini belirten Dönmez, “Mesele yapay zekâyı durdurmak değil; onu insanlığın yararına, güvenli ve sorumlu biçimde geliştirecek kapasiteyi inşa etmektir.” dedi.
TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Raporu’nun temel yaklaşımının da bu doğrultuda şekillendiğini aktaran Dönmez, yapay zekânın gelişme hızına paralel şekilde güvenlik, hukuk, etik ve denetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
YÜKSEK RİSKLİ SİSTEMLER İÇİN SOMUT GÜVENLİK MEKANİZMALARI
Dönmez, yüksek riskli yapay zekâ sistemlerinde insan denetimi, sürekli izleme, ciddi risklerin bildirilmesi ve temel haklar etki değerlendirmesi gibi somut güvenlik mekanizmalarının komisyon raporunda ortaya konulduğunu belirtti.
Türkiye’nin yapay zekâ güvenliği konusunda kurumsal kapasitesinin de geliştirilmesini önerdiklerini bildiren Dönmez, Ulusal Yapay Zekâ Güvenlik Stratejisi hazırlanması ve yapay zekâ alanındaki çalışmaların etkin şekilde koordine edilmesi amacıyla Türkiye Yapay Zekâ Kurumu oluşturulması önerilerini hatırlattı.
Güvenliğin teknolojik gelişmenin ardından sisteme eklenecek bir unsur olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dönmez, güvenlik yaklaşımının yapay zekâ sistemlerinin daha tasarım aşamasından itibaren ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ifade etti.
“DOĞRU YERDE, DOĞRU ZAMANDA VE DOĞRU ÖLÇÜDE DÜZENLEMELER”
Yapay zekâ alanındaki düzenlemelerin teknolojik gelişmenin önüne engel koymak amacıyla hazırlanmaması gerektiğini belirten Dönmez, “Bizim yaklaşımımız teknolojik gelişmenin önüne engeller koymak değil; doğru yerde, doğru zamanda ve doğru ölçüde düzenlemelerle güvenli bir yapay zekâ ekosistemi oluşturmaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin yapay zekâ çağında yalnızca teknolojiyi kullanan bir ülke konumunda kalmaması gerektiğini dile getiren Dönmez, sanayi, enerji ve bilgi çağlarında olduğu gibi yapay zekâ çağının da kendi güvenlik, hukuk, etik ve yönetişim altyapısının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
KAMU, ÖZEL SEKTÖR VE AKADEMİ ARASINDA KOORDİNASYON VURGUSU
Kamu, özel sektör ve akademi arasında güçlü bir koordinasyon mekanizmasının kurulmasının önem taşıdığını belirten Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki kapasitesinin bu iş birliğiyle daha ileri bir noktaya taşınabileceğini ifade etti.
Dönmez, yapay zekâ alanındaki küresel rekabetin yalnızca hangi ülkenin veya kuruluşun daha güçlü sistemler geliştireceği üzerinden şekillenmeyeceğini söyledi. Asıl rekabetin yapay zekâyı daha güvenli, sorumlu, insan merkezli ve milli iradeyle yönetebilme kapasitesi üzerinden yaşanacağını belirtti.
“TÜRKİYE TEKNOLOJİNİN YÖNÜNÜ BELİRLEYEN ÜLKELERDEN BİRİ OLMALI”
Türkiye’nin hedefinin teknolojiye fren koymak olmadığını vurgulayan Dönmez, “Türkiye’nin direksiyonunda olduğu, insanı merkeze alan, güvenliği tasarımın merkezine yerleştiren ve geleceğin risklerine bugünden hazırlanan bir yapay zekâ düzeni kurmak istiyoruz.” dedi.
Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ çağında yalnızca gelişmeleri takip eden bir ülke olmak yerine, teknolojinin yönünü belirleyen öncü ülkeler arasında yer almasının hedeflendiğini ifade etti.
Ajans Expres Gazetesi