Diyarbakır’da “Kentleri Çocuklarla Yeniden Kurma Çalıştayı”nda çocuk hakları ve eşit kent yaşamı vurgusu
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Önce Çocuklar Derneği iş birliğinde düzenlenen “Kentleri Çocuklarla Yeniden Kurma Çalıştayı”nda çocuk hakları, yoksulluk, ayrımcılık, kamusal sorumluluk ve çocukların kent yaşamına katılımı başlıkları ele alındı. Katılımcılar, çocukların yalnızca hizmetlerin değil, kent politikalarının da merkezine yerleştirilmesi gerektiğini belirterek yerel yönetimlere kapsayıcı sosyal politika çağrısında bulundu.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Önce Çocuklar Derneği ortaklığında düzenlenen “Kentleri Çocuklarla Yeniden Kurma Çalıştayı”, çocuk hakları temasıyla gerçekleştirildi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Çocuk Şube Müdürlüğü organizasyonuyla düzenlenen çalıştayda çocukların kent yaşamındaki görünürlüğü, güvenli kamusal alanlara erişimi, kültürel hakları ve karar alma süreçlerine katılımı kapsamlı şekilde değerlendirildi. Çalıştaya yerel yönetim temsilcileri, çocuk hakları savunucuları, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda katılımcı katıldı.
“Kentler çocukların ihtiyaçlarını gözetmiyor”
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Kent Konseyi Genel Sekreteri Selvi Tunç, mevcut kent planlamalarının çocukların ihtiyaçlarını merkeze almayan bir anlayışla şekillendiğini söyledi. Çocukların kent yaşamında görünmez hale getirildiğini ifade eden Tunç, güvenli yaya geçitlerinin eksikliği, oyun alanlarının yetersizliği ve erişilebilir olmayan kamusal alanların çocukların kent hakkını doğrudan ihlal ettiğini belirtti.
Selvi Tunç, “Bugün yaşadığımız kentler büyük ölçüde yetişkin ihtiyaçlarını önceleyen bir planlama anlayışıyla şekilleniyor. Güvenli yaya geçitlerinin olmadığı kavşaklar, çocukların oyun ve dinlenme ihtiyaçlarını gözetmeyen okul çevreleri ve erişilebilir olmayan parklar çocukların eşit ve güvenli biçimde kent yaşamına katılımını engelliyor” dedi.
“Kürt çocukları çok katmanlı eşitsizliklerle karşı karşıya”
Konuşmasında Kürt çocuklarının yaşadığı hak ihlallerine de değinen Selvi Tunç, çocukların yalnızca fiziksel koşullar nedeniyle değil, kimlik temelli ayrımcılık nedeniyle de dışlandığını ifade etti. Tunç, “Birçok çocuk yalnızca kimliği nedeniyle ailesinden, dilinden, mahallesinden ve yaşam alanlarından koparılma riskiyle karşı karşıya kalıyor” diye konuştu.
Çocuklardan havuz ve kütüphane talebi
Çalıştayda konuşan Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ömer Saman ise katılımcı bütçe çalışmaları kapsamında çocuklardan gelen talepleri paylaştı. Yaklaşık 15 bin çocuğun yüzme havuzu, yaklaşık bin çocuğun ise kütüphane talebinde bulunduğunu belirten Saman, yerel yönetim olarak bu talepleri kısa sürede karşılamayı hedeflediklerini kaydetti.
Ömer Saman, çocukların ihtiyaçlarının doğrudan dikkate alınmasının önemine işaret ederek sosyal politikaların yalnızca hizmet sunumundan ibaret olmadığını söyledi. Saman, “Çocuklara yönelik sosyal politikalar yalnızca koruyucu değil, aynı zamanda dönüştürücü bir çerçevede ele alınmalıdır. Bu nedenle çalışmalarımız erken çocukluk hizmetlerinden eğitim desteklerine, mahalle temelli saha çalışmalarından afet sonrası psikososyal müdahalelere kadar çok boyutlu bir yapı içerisinde sürdürülüyor” ifadelerini kullandı.
“Her çocuğun sesi duyulmalı”
Çalıştayda söz alan Hatice Göz de çocuk hakları tartışmalarında bütüncül yaklaşımın esas alınması gerektiğini belirtti. Göz, çocuk haklarının değerlendirilirken açlık, yoksulluk ve ev içi istismar gibi sorunların da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Kurulan çocuk meclislerinin yalnızca belirli kesimlerin değil, sokakta çalışan, çadır kentlerde yaşayan ve görünmez bırakılan çocukların da sesini duyurabileceği mekanizmalara dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Göz, “Çocukların yalnızca parklarda değil, mahallenin her sokağında güvenle ve onuruyla var olabildiği bir yaşamı hep birlikte kurabiliriz” dedi.
Deprem sonrası çocuk hak ihlalleri değerlendirildi
Çalıştay kapsamında Önce Çocuklar Derneği Proje Yöneticisi Mazlum Mengüç, deprem sonrası çocukların yaşadığı sorunlara ilişkin hazırlanan çocuk hak ihlalleri saha araştırması raporunu sundu. Sunumda özellikle barınma, eğitim, psikososyal destek ve güvenlik alanlarında yaşanan sorunlara dikkat çekildi.
Ezgi Koman ise Türkiye’de çocuk hakları ve özgürlükleri açısından kamusal sorumluluğun giderek aşınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çalıştayın çocuk atölyeleri, genel tartışma oturumları ile öneri ve eleştiriler doğrultusunda devam edeceği belirtildi. Program sonunda çocukların kent yaşamına daha etkin katılımını sağlayacak politika önerilerinin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
Ajans Expres Gazetesi