Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin: “Türkiye’nin veto politikası İsrail’in NATO ile kurumsal bağlarını güçlendirdi”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Türkiye-İsrail ilişkileri ile İsrail’in NATO ve uluslararası kuruluşlarla kurduğu kurumsal bağlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekin, geçmiş dönemlerde Türkiye’nin veto hakkını kullanmamasının İsrail’in uluslararası platformlardaki konumunu güçlendirdiğini savunurken, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi sürecinde TBMM’nin tatil edilmesini de eleştirdi. Bekin’in açıklamalarında yer verdiği değerlendirmeler kamuoyunda tartışma konusu oldu.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, kaleme aldığı analizde Türkiye-İsrail ilişkileri ile İsrail’in NATO nezdindeki kurumsal sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekin, Türkiye’nin geçmiş yıllarda uluslararası platformlarda veto hakkını kullanmamasının İsrail’in NATO ve diğer uluslararası kuruluşlarla ilişkilerini güçlendirdiğini öne sürdü.
“Akdeniz Diyaloğu Süreci İsrail’in NATO Yakınlaşmasının Başlangıcı Oldu”
Bekin, İsrail ile NATO arasındaki kurumsal yakınlaşmanın temelinin Şubat 1995 yılında atıldığını belirterek, dönemin hükümetinin veto hakkını kullanmamasıyla İsrail’in Akdeniz Diyaloğu kapsamına dahil edildiğini ifade etti.
Analizde, Ekim 2006 sonrasında yürütülen temasların ardından İsrail ile NATO arasında Bireysel İş Birliği Programı (Individual Cooperation Program) imzalandığı belirtilerek, İsrail’in NATO’nun Akdeniz Diyaloğu ülkeleri arasında Avrupa dışından ittifakla resmi iş birliği kuran ilk ülke olduğu kaydedildi. Bekin, 2007 yılında düzenlenen NATO-İsrail Konferansı’nda dönemin İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni’nin bu ortaklığı resmileştirme iradesini ortaya koyduğunu aktardı.
“OECD ve NATO Süreçlerinde Veto Kullanılmadı”
Bekin, 2010 yılında OECD Konseyi’nin İsrail’i üyeliğe davet etme kararında Türkiye’nin veto hakkını kullanmadığını ileri sürerek, bunun İsrail’in örgüte katılımını mümkün kıldığını savundu.
Ayrıca Türkiye’nin NATO nezdinde de veto hakkını kullanmayarak İsrail’in Brüksel’deki NATO Karargâhı’nda daimi ofis açmasının önünün açıldığını iddia eden Bekin, dönemin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun bu gelişmeyi, “İsrail'in güvenliği için çok önemli bir adım.” sözleriyle değerlendirdiğini hatırlattı.
“Mavi Marmara Süreci Geri Plana İtildi”
Bekin, Suriye ve Irak’taki gelişmelerin ardından Türkiye ile İsrail arasında stratejik güvenlik başlıklarının yeniden önem kazandığını öne sürerek, “Mavi Marmara sendromunun öneminin ve muacceliyetinin geri plana itildiğini” savundu.
Türkiye’nin attığı adımların İsrail’in NATO içerisindeki operasyonel kapasitesini güçlendirdiğini iddia eden Bekin, bunun bölgesel güvenlik dengeleri açısından stratejik sonuçlar doğurduğunu ileri sürdü.
TBMM’nin Tatil Edilmesine Eleştiri
Analizinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi sürecine de değinen Bekin, TBMM’nin tatil edilmesini eleştirdi.
Doğan Bekin, “TBMM’de, Türkiye ve bölgenin geleceğini ilgilendiren en hayati konunun gündem oluşturmaması ve farklı konulara odaklanılması düşündürücü olsa gerek. Özellikle bugün Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde TBMM’nin tatil edilerek devre dışı bırakılması üzerinde düşünülmesi gereken kaygı verici bir adım olsa gerek.” ifadelerini kullandı.
Ajans Expres Gazetesi