Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: “Türk tarihine ve medeniyet iddiamıza bühtandır”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile Anahtar Parti Beykoz İlçe Başkanı Onur Kaya, terör örgütü ve temsilcileriyle yürütülen muhataplık süreçlerini eleştirdi. Ağıralioğlu, temel hakların terör üzerinden müzakere edilemeyeceğini belirtirken Kaya, 2014-2016 döneminde yaşanan gelişmeleri hatırlatarak benzer süreçlerin Türkiye’yi yeniden zor durumda bırakabileceği uyarısında bulundu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve Anahtar Parti Beykoz İlçe Başkanı Onur Kaya, terör örgütü ve temsilcileriyle yürütülen muhataplık süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Devletin vatandaşlarıyla çözmesi gereken meselelerin terör örgütleri üzerinden ele alınmasına karşı çıkan Ağıralioğlu ve Kaya, geçmiş dönemlerde yaşanan gelişmelere de dikkati çekti.
“Siyaset kendi insanıyla konuşması gereken problemleri terör örgütleriyle konuşuyor”
Anahtar Parti Beykoz İlçe Başkanı Onur Kaya, mevcut siyasi tabloyu ve süreçte tercih edilen muhataplık biçimini eleştirdi. Siyaset kurumunun vatandaşlarla doğrudan konuşması gereken sorunların terör örgütleri üzerinden tartışılmasını yanlış bulduklarını belirten Kaya, şunları söyledi:
“Katiline, bugün Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu'nun başkanlığı, koordinatörlüğü verilmiş. Türkiye'de maalesef artık nelerin nasıl konuşulduğunu bile konuşmaktan imtina edeceğimiz bir yere gitti. Siyasetin, siyasetçilerin kendi insanlarıyla konuşması gereken problemleri terör örgütleriyle konuşarak muhataplık oluşturduklarını o gün de ifade ediyorduk, bugün de ifade ediyoruz.”
Ağıralioğlu: “Terörün, teröristin üzerinden kendi milletinin hakkını, hukukunu görüşemez”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ise bir milletin temel hak ve hukukunun terör örgütleri veya teröristler üzerinden müzakere konusu yapılamayacağını ifade etti.
Ağıralioğlu, “Aslında bütün problem şudur: Terörün, teröristin üzerinden kendi milletinin hakkını, hukukunu görüşemez. Böyle bir milletin birtakım hukukun inşası yoluyla haklarını vermek mesuliyetini duyacağı insanların bu haklarını bir cinayet şebekesine hecelettirmesinin hiçbir anlamı yoktur.” dedi.
“Demokratikleşme sürecine katkı olarak sunulmasını makul bulmak mümkün değil”
İmralı ve Kandil üzerinden gelen mesajların Türkiye'nin demokratikleşmesine katkı şeklinde değerlendirilmesine tepki gösteren Ağıralioğlu, Abdullah Öcalan üzerinden iletilen mesajların siyasi sürecin parçası hâline getirilmesini eleştirdi.
Ağıralioğlu, “Yani Abdullah Öcalan'ın Kandil'den parsayla bize 3 emir, 5 emir, 10 emir falan gönderip Türk devletinin demokratikleşme sürecine katkıda bulunuyor olmasını, yani en hafifiyle sadece bu çerçeve içerisinde bile makul bulmak ya insana çıldırtır bir şeydir.” ifadelerini kullandı.
“Bizim hukuk müktesebatımız da yeter, hak telakkimiz de yeter”
Türkiye'nin vatandaşlarının insanca yaşamasını sağlayacak tarihsel, hukuki ve toplumsal birikime sahip olduğunu savunan Ağıralioğlu, hak ve özgürlüklerin sağlanması için terör örgütlerinden gelecek mesajlara ihtiyaç bulunmadığını dile getirdi.
Ağıralioğlu, “Bizim memlekette insanlarımızın insanca yaşamasını temin etmek için bizim hukuk müktesebatımız da yeter, hak telakkimiz de yeter, imanımız da yeter, inancımız da yeter, dünya tasavvurumuz da yeter, hukuk mesuliyetimiz de yeter.” diye konuştu.
“Türk tarihine bühtandır, medeniyet iddiamıza hakarettir”
Ağıralioğlu, terör örgütü liderinden gelen mesajların demokratikleşme tartışmalarında referans alınmasına yönelik eleştirisini sürdürerek bunun Türkiye'nin tarihsel ve medeniyet birikimiyle bağdaşmadığını savundu.
Ağıralioğlu, “Bunlar için böyle bir caninin bize arada bir adadan 3 tane, 5 tane, 10 tane emir gönderip ‘Siz bunlar üzerine konuşun, sizin bu demokrasinizin yeni rehabilitasyon sürecinde ben de size birazcık katkıda bulunayım’ falan demesini makul bulmak, bizim için en hafifiyle Türk tarihine bühtandır. Medeniyet iddiamıza, yaşadığımız bu bin yıla bühtandır, hakarettir. Buna hakaret telakki ediyorum.” dedi.
Kaya 2014-2016 dönemini hatırlattı
Anahtar Parti Beykoz İlçe Başkanı Onur Kaya, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde yaşanan çözüm süreci ile sonrasındaki güvenlik gelişmelerine de değindi. Kaya, geçmişte uygulanan politikaların ardından yaşanan olayların bugün yürütülen tartışmalar değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini savundu.
Kaya, “2014 yılında zemin oluşturulmaya çalışıldığı ve İmralı ile görüşmeler devam etti. Mart 2015'te Dolmabahçe görüşmeleri devam etti. İmralı ile o dönemin yetkilileri Dolmabahçe'de açıklamalar yaptılar. Bir süre sonra 2015 yılında o dönemin Başbakanı sürece mesafeli olduğunu ifade etti ve Haziran 2015'te, 7 Haziran seçimleri sonrası siyasi dengeler değişti.” ifadelerini kullandı.
“Nice evladımızı toprağa verdik”
Sürecin ardından meydana gelen terör saldırıları ile hendek operasyonlarını hatırlatan Kaya, Suruç saldırısı, Ceylanpınar'da iki polisin şehit edilmesi ve Sur'daki hendek operasyonlarına değindi.
Kaya, “20 Temmuz'da Suruç saldırısı gerçekleşti. 22 Temmuz'da 2015 Ceylanpınar'da iki polisimizi şehit verdik. Ağustos 2015'te Sur'da hendek ve barikatlar kuruldu. Sur operasyonları 2015 Aralık ile 2016 Mart aralığında gerçekleşti ve bu operasyonlarda nice evladımızı toprağa verdik. Nicesini gazi olarak şu anda yaşadıkları sorunlarla birlikte onlara baktık. Nicesi psikolojik problemlerle hayatına devam etmek zorunda kaldı.” dedi.
“Tekrardan devletimizi zora düşürecek yerlere gider mi”
Geçmişte yaşananlarla günümüzdeki tartışmalar arasında benzerlik bulunduğunu savunan Kaya, önceki süreçlerden yeterli dersin çıkarılıp çıkarılmadığının sorgulanması gerektiğini belirtti.
Kaya, “Maalesef bize bu süreç hatırlatılıyor. Ders almadıklarımız gibi sanki sürekli tekerrür ettiği başı ile bu konulardan konuşulup tekrar tekrar konuşulması gerekiyormuş gibi davranıyorlar. O dönem yaşananlarla bu dönem yaşananlar arasındaki benzerliklere baktığımızda; tekrardan milletimizi, tekrardan devletimizi zora düşürecek yerlere gider mi? diye size sormak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Ajans Expres Gazetesi