Anadolu Üniversitesi’nde Vizyon Tartışması: Akademik Öncelikler ve Tanıtım Tercihleri Gündemde
Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel’in katıldığı tanıtım ve gazeteci davetleri, üniversitenin akademik vizyonu ve öncelikleri üzerinden eleştirilere konu oldu. Akademisyenler, yükseltme ve atanma kriterleri başta olmak üzere yapısal sorunlar çözülmeden yapılan tanıtım faaliyetlerinin tartışma yarattığını dile getiriyor.
Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel’in ismi yine bir “İstanbul turu” ile anılıyor. Gazeteci davetleri yapılıyor; ama ne davet, ne vizyon… Üç saatlik yolu aşamayan bir “götürdük” refleksiyle, adeta yapılmış sayılan bir görev. Yurt dışı mı? Yok. Oraya gazetecileri götürmek zahmet, İstanbul’a götürmek vitrin.
Belki rektörün haberi yoktur. Ama listeleri hazırlayanların, “kraldan çok kralcı” olmayı marifet saydığı çok belli. Kimin hazırladığını da herkes biliyor. İş habere gelince “Yasemin Hanım arıyor, sizi bekliyoruz”; iş davete gelince “Bana bu listeler geldi” deniliyor. Gelme heveslisi değiliz; mesele bu seçici nezaket. Haber olunca çağır, davet olunca görmezden gel… İşte rahatsız eden tam da bu.
Dahası var. Üniversitenin vizyonu tartışmalı bir noktaya savrulmuş durumda. Bir zamanlar Açık Öğretim modeliyle dünyaya örnek olan bir kurum, bugün “Kalabak suyuyla kolanya ürettik” diye övünüyor. Bu, bir tanıtım başarısı değil; akademik vizyonun ne kadar aşağıya çekildiğinin işareti. “Kolonya Cumhuriyeti” diye bir film vardı; nedense aklıma o geliyor. Adını dünyaya duyurmuş bir üniversite, bugün kolanya ile gündeme geliyorsa, durup düşünmek gerekir.
Asıl sorunlar orada duruyor. Yeni akademik yapılanma, yükseltme ve atanma kriterleri, doktora yapanların, doçentlik yolundakilerin bir gecede değişen şartlarla karşı karşıya bırakılması… Yıllarını vermiş akademisyenler “yüzüp kuyruğuna gelmişken” yeni barajlarla yüz yüze. Bir, iki, üç hatta dört yıl önce alınmış kararların gölgesinde emek verenlere ne olacak? Hocalarla konuşuyoruz; hepsi şikâyetçi. Bu meseleler çözülmeden yapılan her vitrin, göz boyamadan öteye geçmiyor.
Danışmanlık makamındakilere de bir çift söz var. Danışmansanız, danışman gibi davranın; rektör gibi değil. İsim vermeye gerek yok; üniversite kulisleri kimin neyi temsil ettiğini zaten biliyor. Ve rektöre çağrım net: Buna müsaade etmeyin. Ederseniz, üniversitenin vizyonu “kolonya üniversitesi” etiketine hapsolur.
Gazetecileri İstanbul’a götürmekle vizyon yükselmez. Akademik sorunları çözmekle yükselir. Dünya markası olmuş bir üniversite, dünya çapında meselelerle gündeme gelmelidir. Aksi, sadece kısa vadeli bir vitrindir; geride kalan ise derin bir hayal kırıklığı.
Ajans Expres Gazetesi
Tepkiniz Nedir?