Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir: “Köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalmasını istiyoruz”

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, kamu varlıklarının özelleştirilmesine yönelik kararlara ve ekonomi politikalarına tepki gösterdi. Otoyol, köprü ve diğer kamu varlıklarının kamuda kalması için imza kampanyası başlattıklarını açıklayan Demir, toplanacak imzaların valilikler ve ilgili devlet makamlarına sunulacağını belirtti.

Eylül 7, 2026 - 15:40
Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir: “Köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalmasını istiyoruz”

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, kamu varlıklarının özelleştirilmesine ilişkin gelişmeler ile Türkiye'nin ekonomik durumuna yönelik değerlendirmelerde bulundu. Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alındığını belirttiği 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarına dikkati çeken Demir, Zafer Partisi olarak bu varlıkların kamuda kalması amacıyla imza kampanyası başlattıklarını açıkladı.

“Çalışmalar somutlaşmaya başlamış durumda”

Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin konuya ilişkin haberlere müdahale ettiğini hatırlatan Demir, o dönemde yurt dışı menşeli bir firmaya otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili fizibilite çalışması yaptırıldığı yönünde haberlerin kamuoyuna yansıdığını söyledi.

Demir, “O dönemde yurt dışı menşeli bir firmaya otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili bir fizibilite çalışması yaptırılmış ve bu çalışma siz basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna yansımıştı. Ancak ilgili birim, çalışmanın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde olmadığını belirterek söz konusu haberlerin önüne geçmeye çalışmıştı.” ifadelerini kullandı.

Son gelişmelerin daha önce gündeme gelen tartışmaları yeniden ortaya çıkardığını savunan Demir, “Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ise gördük ki maalesef bu çalışmalar, karşımıza ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başlamış durumda.” dedi.

“13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımız söz konusu”

Özelleştirme kapsamındaki varlıklara ilişkin bir tablo paylaşan Demir, söz konusu varlıkların 30 yıllığına devredilmesinin önünün açıldığını ileri sürdü.

Demir, “Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz. Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar maalesef tek tek pazarlanıyor, peşkeş çekiliyor.” diye konuştu.

Türkiye'deki özelleştirme politikalarına yönelik itirazlarının geçmişe dayandığını belirten Demir, 2007'den itibaren kamu iktisadi teşekküllerinin özelleştirilmesine de karşı çıktıklarını söyledi.

Kamu iktisadi teşekküllerinin yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Demir, “Bunlar yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler değildir. Aynı zamanda piyasayı düzenleyen, piyasada ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı denge sağlayabilecek fabrikalar ve üretim tesisleridir.” dedi.

Demir, geçmişte özelleştirilen kuruluşların düşük bedellerle elden çıkarıldığını savunarak bunun ekonomik etkilerinin bugün enflasyon üzerinden görüldüğünü ileri sürdü.

“Ülke parça parça peşkeş çekiliyor”

Kamuya ait kuruluşlar, arsalar, araziler, otoyollar ve köprülerin özelleştirme gündemine gelmesine tepki gösteren Demir, “Bugün ‘Elde avuçta ne kaldı?’ diye baktığımızda birkaç kuruluşumuz, topraklarımız, kamuya ait arsalarımız, arazilerimiz, otoyollarımız ve köprülerimiz kaldığını görüyoruz. Şimdi bunların da aynı tablo içerisinde karşımıza çıktığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Demir, “Ülke, Züğürt Ağa filminde olduğu gibi parça parça peşkeş çekiliyor arkadaşlar.” sözleriyle eleştirisini sürdürdü.

Kamu varlıklarının korunması gerektiğini belirten Demir, “Biz bu sürecin önüne geçmek ve Türk toplumuna ait olan her unsuru yeniden Türk toplumuna kazandırmak zorundayız. Geleceğimizi doğru şekillendirmek ve Türk toplumunun yaşam kalitesini yükseltmek istiyorsak bunu yapmakla mükellefiz.” dedi.

Ekonomi politikalarına yönelik eleştiri

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden göreve gelmesinden sonraki ekonomik göstergelere ilişkin hazırladıkları bir başka tabloyu paylaşan Demir, değerlendirmelerinin yalnızca Şimşek'in şahsına yönelik olmadığını belirtti.

Demir, “Burada Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesinden bugüne kadar yaşanan bazı ekonomik gelişmeler gösteriliyor. Döviz kurlarının, akaryakıt fiyatlarının ve asgari ücretin yaklaşık üç yıllık süreçte geldiği nokta bu tabloda yer alıyor.” ifadelerini kullandı.

Paylaştıkları verilere göre Şimşek'in göreve geldiği dönemde dolar kurunun 20 lira 96 kuruş olduğunu belirten Demir, mevcut seviyeyi 48 lira 49 kuruş olarak açıkladı ve bu değişimin yaklaşık yüzde 131'e karşılık geldiğini söyledi.

Demir, aynı döneme ilişkin hazırladıkları tabloda motorindeki artışın yüzde 358, benzindeki artışın yüzde 262, asgari ücretteki artışın ise yüzde 230 seviyesinde gösterildiğini kaydetti.

“Yaklaşık 30 trilyon lira vatandaşın cebinden bütçeye aktarıldı”

Vergi gelirlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Demir, üç yıllık dönemde vatandaşlardan 29,34 trilyon lira vergi toplandığını ifade ederek, “Yaklaşık 30 trilyon lira vatandaşın cebinden devletin hazinesine ve bütçesine aktarıldı. Buna karşılık yaşadığımız ekonomik değişim de biraz önce gösterdiğim tabloda açıkça görülüyor.” dedi.

Ekonomik şartların toplumun farklı kesimlerini etkilediğini savunan Demir, “Bugün esnaf kan ağlıyor. İşçi kan ağlıyor. Emekli kan ağlıyor. Herkes mevcut ekonomik durumdan muzdarip. Cezalar almış başını gidiyor.” ifadelerini kullandı.

Maliye politikalarının özellikle esnaf üzerinde baskı oluşturduğunu ileri süren Demir, hesapların bloke edilmesi gibi uygulamaların esnafın çalışma imkânlarını sınırlandırdığını savundu.

Zaman zaman getirilen kolaylıkların kamuoyuna “af” olarak sunulduğunu belirten Demir, esnaf, çalışan, emekli ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren vatandaşların ekonomik sıkıntılar yaşadığını söyledi.

“Türkiye üretimden uzaklaştırılıyor”

Demir, 2001 ekonomik krizinin ardından başlayan döneme ilişkin değerlendirmesinde, son 24 yılda uygulanan politikaların Türkiye'yi üretimden uzaklaştırdığını savundu.

“Türkiye'nin üretimden uzaklaştırılması, ülkemizi dışarıya daha bağımlı hale getiriyor.” diyen Demir, insanların zorunlu ihtiyaçlarının dışındaki harcamalarını azaltmak zorunda kaldığını ifade etti.

Sosyal yardım politikalarına da değinen Demir, “Bu toplumun yaşadığı ekonomik yaraları, insanları sosyal yardımlara bağımlı hale getirerek çözemezsiniz.” dedi.

Demir, ülkede 13 milyonun üzerinde insanın sosyal yardımlarla geçimini sağlamaya çalıştığını ifade ederek, bunun sosyal yardımlara giderek daha fazla bağımlı hale gelen bir toplum yapısı oluşturduğunu savundu.

Zafer Partisi'nin bu politikalara karşı çıkmayı sürdüreceğini belirten Demir, “Biz Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceğiz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.” diye konuştu.

Eskişehir'deki özelleştirme kararlarını hatırlattı

Eskişehir'de yaklaşık iki ay önce bazı sağlık kuruluşlarına ait arazilerin özelleştirme kapsamında gündeme geldiğini hatırlatan Demir, daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından bu kararların iptal edildiğini söyledi.

Demir, “Amiyane tabirle vatandaşa önce eşeği kaybettirip ardından eşeği bulmanın sevincini yaşatıyorlar.” ifadelerini kullanarak benzer bir kararın otoyol, köprü ve diğer kamu varlıkları konusunda da alınmasını istediklerini kaydetti.

Söz konusu özelleştirme tablosunun ülkenin geleceği açısından doğru olmadığını düşündüklerini belirten Demir, “Bizim açımızdan bu tablo, bu ülkenin ve milletin kazanımlarının birilerinin cebine aktarılması anlamına geliyor.” dedi.

Zafer Partisi imza kampanyası başlattı

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak vatandaşları kampanyaya destek vermeye çağıran Demir, kamu iktisadi teşekkülleri başta olmak üzere köprülerin, otoyolların ve kamuya ait yapıların kamuda kalması amacıyla imza kampanyası başlattıklarını açıkladı.

Demir, “Topladığımız imzaları başta valilerimize, ardından devletimizin ilgili makamlarına sunacağız.” bilgisini verdi.

“Türk toplumu hiçbir şart altında fakirliği ve yoksulluğu hak etmiyor.” diyen Demir, toplumun ekonomik ve siyasi gelişmeleri yakından takip ettiğini düşündüklerini ve ilk seçimde bunun sandığa yansıyacağına inandıklarını belirtti.

Demir, “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz.” ifadesini kullanarak, kurulacak ilk “millî hükümette” Zafer Partisi'nin liyakat ve adalet anlayışıyla ülkenin yeniden tesis edilmesi için çalışacağını ve Cumhuriyetin Türk milletinin iradesiyle yönetilmesi amacıyla mücadele edeceğini söyledi.

Ajans Expres Gazetesi