Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir: “Köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalması için imza kampanyası başlattık”
Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, özelleştirme kapsamına alındığını belirttiği otoyol, köprü ve diğer kamu varlıklarına ilişkin Eskişehir’de açıklamalarda bulundu. Ekonomi politikalarını da eleştiren Demir, kamu varlıklarının kamuda kalması amacıyla imza kampanyası başlattıklarını, toplanacak imzaların valiler ve ilgili devlet makamlarına sunulacağını açıkladı.
Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, kamu varlıklarının özelleştirilmesine yönelik kararlar ile ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin benzer iddialara ilişkin açıklama yaptığını hatırlatan Demir, son gelişmelerin daha önce gündeme gelen tartışmaları yeniden ortaya çıkardığını savundu.
Demir, “Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin bir haberle ilgili müdahalesi olmuştu. O dönemde yurt dışı menşeli bir firmaya otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili bir fizibilite çalışması yaptırılmış ve bu çalışma siz basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna yansımıştı. Ancak ilgili birim, çalışmanın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde olmadığını belirterek söz konusu haberlerin önüne geçmeye çalışmıştı.” dedi.
“13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor”
Son kararnameyle bazı kamu varlıklarının özelleştirme kapsamına alındığını ifade eden Demir, “Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ise gördük ki maalesef bu çalışmalar, karşımıza ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başlamış durumda.” ifadelerini kullandı.
Demir, “Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz. Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar maalesef tek tek pazarlanıyor, peşkeş çekiliyor.” diye konuştu.
Özelleştirme politikalarına yönelik itirazlarının geçmişe dayandığını belirten Demir, “Biz bu tabloyu 2007'den bu yana Türk milleti olarak yaşıyoruz.” dedi. Kamu iktisadi teşekküllerinin yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Demir, bu kuruluşların piyasada düzenleyici ve dengeleyici görev üstlendiğini söyledi.
Demir, “Kamu iktisadi teşekkülleri, bu ülkenin kuruluşundan itibaren atalarımızın büyük fedakârlıklarla meydana getirdiği kuruluşlardır. Bunlar yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler değildir. Aynı zamanda piyasayı düzenleyen, piyasada ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı denge sağlayabilecek fabrikalar ve üretim tesisleridir.” ifadelerini kullandı.
Geçmişteki özelleştirmelerin ekonomik sonuçlarının bugün hissedildiğini öne süren Demir, “Maalesef bunları çok düşük rakamlarla elden çıkardık. Bugün bunun sonuçlarını enflasyon verileriyle açık bir şekilde yaşadığımızı düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Kamuya ait kuruluş, arazi, otoyol ve köprülerin de benzer bir sürecin parçası haline geldiğini savunan Demir, “Bugün ‘Elde avuçta ne kaldı?’ diye baktığımızda birkaç kuruluşumuz, topraklarımız, kamuya ait arsalarımız, arazilerimiz, otoyollarımız ve köprülerimiz kaldığını görüyoruz. Şimdi bunların da aynı tablo içerisinde karşımıza çıktığını görüyoruz.” dedi.
Demir, eleştirisini “Ülke, Züğürt Ağa filminde olduğu gibi parça parça peşkeş çekiliyor arkadaşlar.” sözleriyle sürdürdü.
Ekonomi politikalarına eleştiri
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 2023 yılında yeniden göreve gelmesinden sonraki ekonomik göstergelere ilişkin hazırladıkları tabloyu paylaşan Demir, meselenin yalnızca Şimşek üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Demir, “Burada Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesinden bugüne kadar yaşanan bazı ekonomik gelişmeler gösteriliyor. Döviz kurlarının, akaryakıt fiyatlarının ve asgari ücretin yaklaşık üç yıllık süreçte geldiği nokta bu tabloda yer alıyor.” ifadelerini kullandı.
Hazırladıkları tablodaki rakamları aktaran Demir, “Mehmet Şimşek göreve geldiğinde dolar 20 lira 96 kuruş seviyesindeymiş. Şu anda 48 lira 49 kuruş. Yani üç yıl içerisinde döviz kurunda yüzde 131'lik bir artışla karşı karşıyayız.” dedi.
Akaryakıt ve asgari ücret verilerine de değinen Demir, “Akaryakıt fiyatlarına baktığımızda motorinde yüzde 358, benzinde ise yüzde 262'lik bir artış olduğunu görüyoruz. Aynı dönemde asgari ücretteki artış ise yüzde 230 seviyesinde.” diye konuştu.
Demir, aynı dönemde toplandığını belirttiği vergilere ilişkin ise “Üç yıllık süre içerisinde Türk toplumunun cebinden 29,34 trilyon lira vergi toplandı. Yaklaşık 30 trilyon lira vatandaşın cebinden devletin hazinesine ve bütçesine aktarıldı.” ifadelerini kullandı.
“Esnaf, işçi ve emekli ekonomik durumdan muzdarip”
Mevcut ekonomik koşulların toplumun farklı kesimlerini etkilediğini belirten Demir, “Bugün esnaf kan ağlıyor. İşçi kan ağlıyor. Emekli kan ağlıyor. Herkes mevcut ekonomik durumdan muzdarip. Cezalar almış başını gidiyor.” dedi.
Maliye politikalarının özellikle esnaf üzerinde baskı oluşturduğunu savunan Demir, hesapların bloke edilmesi gibi uygulamaların çalışma imkanlarını sınırlandırdığını ileri sürdü.
Demir, “Zaman zaman birtakım kolaylıklar getiriliyor ve bunlar ‘af’ olarak kamuoyuna sunuluyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada esnafımızın, çalışanımızın, emeklimizin ve hemen hemen bütün sektörlerde faaliyet gösteren vatandaşlarımızın büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin üretimden uzaklaştığını öne süren Demir, bunun dışa bağımlılığı artırdığını ve vatandaşların harcama alışkanlıklarını değiştirdiğini söyledi. Demir, “İnsanlar artık zorunlu ihtiyaçları dışında harcama yapmamak için hayatlarını yeniden şekillendirmek zorunda kalıyor.” dedi.
“Sosyal yardımlara bağımlı hale getirerek çözemezsiniz”
Sosyal yardım politikalarını da eleştiren Demir, hükümete seslenerek, “Bu toplumun yaşadığı ekonomik yaraları, insanları sosyal yardımlara bağımlı hale getirerek çözemezsiniz.” ifadelerini kullandı.
Demir, ülkede 13 milyonun üzerinde insanın sosyal yardımlarla geçimini sağlamaya çalıştığını ifade ederek, “Ortaya çıkan tablo, giderek sosyal yardımlara bağımlı hale getirilen bir toplum yapısını beraberinde getiriyor.” diye konuştu.
Zafer Partisi’nin söz konusu politikalara karşı duracağını belirten Demir, “Biz Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçileri olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceğiz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine taşıyana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.” dedi.
Eskişehir'deki özelleştirme kararlarını hatırlattı
Eskişehir’de yaklaşık iki ay önce bazı sağlık kuruluşlarına ait arazilerin özelleştirme kapsamında gündeme geldiğini belirten Demir, söz konusu kararların daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından iptal edildiğini söyledi.
Demir, “Amiyane tabirle vatandaşa önce eşeği kaybettirip ardından eşeği bulmanın sevincini yaşatıyorlar.” ifadelerini kullanarak, benzer bir kararın otoyol, köprü ve diğer kamu varlıkları konusunda da alınmasını istediklerini kaydetti.
Demir, “Biz aynı sonucu biraz önce paylaştığım tabloda yer alan kamu varlıkları konusunda da görmek istiyoruz. Çünkü bu tabloda ülkenin geleceği açısından doğru bir sonuç görmüyoruz. Bizim açımızdan bu tablo, bu ülkenin ve milletin kazanımlarının birilerinin cebine aktarılması anlamına geliyor.” dedi.
Zafer Partisi imza kampanyası başlattı
Kamu varlıklarının kamuda kalması amacıyla imza kampanyası başlattıklarını açıklayan Demir, Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak vatandaşları kampanyaya destek vermeye çağırdı.
Demir, “Bu kapsamda Zafer Partisi olarak imza kampanyamızı başlattık. Kamu iktisadi teşekkülleri başta olmak üzere köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalması amacıyla bir çalışma yürüteceğiz. Topladığımız imzaları başta valilerimize, ardından devletimizin ilgili makamlarına sunacağız.” diye konuştu.
“Türk toplumu hiçbir şart altında fakirliği ve yoksulluğu hak etmiyor.” diyen Demir, toplumun ekonomik gelişmeleri yakından takip ettiğini ve ilk seçimde bunun sandığa yansıyacağını düşündüklerini belirtti.
Demir, açıklamasını “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz.” sözleriyle sürdürerek, kurulacak ilk “millî hükümette” Zafer Partisi’nin liyakat ve adalet anlayışıyla hareket edeceğini ve Cumhuriyetin Türk milletinin iradesiyle yönetilmesi için mücadele edeceğini ifade etti.
Ajans Expres Gazetesi