CHP Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz: “Şahsıma yönelik hiçbir gerçek dışı isnadı karşılıksız bırakmayacağım”

CHP Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz, 7 Şubat 2026’da düzenlenen “Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Gecesi”ne ilişkin açıklamalar nedeniyle AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ile CHP Eskişehir İl Başkanı olarak anılan Volkan Enver Kılıç hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Yalaz, etkinliğin deprem yardım veya bağış gecesi olmadığını belirterek iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu savundu ve hukuki sürecin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı.

Eylül 8, 2026 - 17:59
CHP Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz: “Şahsıma yönelik hiçbir gerçek dışı isnadı karşılıksız bırakmayacağım”

CHP Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ile CHP Eskişehir İl Başkanı olarak anılan Volkan Enver Kılıç'ın kendisini hedef alan açıklamaları nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Yalaz, söz konusu açıklamaların kamuoyunu yanılttığını ve gerçeğe aykırı olduğunu savunarak başta hakaret ve iftira olmak üzere ilgili suçlar yönünden hukuki süreç başlattığını bildirdi.

“ETKİNLİK DEPREM YARDIM KAMPANYASI DEĞİLDİ”

Tartışmaların merkezindeki 7 Şubat 2026 tarihli “Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Gecesi” hakkında açıklama yapan Yalaz, etkinliğin niteliğine ilişkin iddialara karşı çıktı.

Yalaz, “7 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen etkinlik, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bir deprem yardım kampanyası veya bağış gecesi değildir. Etkinliğin adı, amacı ve niteliği açıkça ‘Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Gecesi’ olarak belirlenmiştir. Bu gece, depremzedeler adına para toplamak amacıyla düzenlenmemiş; kamuoyuna bir yardım kampanyası ya da bağış organizasyonu olarak sunulmamıştır.” ifadelerini kullandı.

Gecede deprem bölgesine yapılabilecek bağışın koşula bağlı şekilde gündeme getirildiğini belirten Yalaz, “Gecede yapılan açıklamada da deprem bölgesine bağış yapılması, ancak yeterli gelir elde edilmesi hâlinde değerlendirilebilecek bir ihtimal olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla ortada baştan belirlenmiş bir bağış kampanyası, depremzedeler adına toplanmış bir yardım parası veya gönderilmesi zorunlu olan bir bağış bulunmamaktadır.” dedi.

Yalaz, söz konusu koşulun gerçekleşmediğini savunarak, bağış yapılmasını gerektirecek nitelikte gelir elde edilmediğini ifade etti.

“OLAYIN GERÇEK NİTELİĞİ BİLİNÇLİ BİÇİMDE ÇARPITILIYOR”

Etkinliğin daha sonra “deprem yardım gecesi” veya “bağış gecesi” olarak nitelendirilmesine tepki gösteren Yalaz, “Bir dayanışma gecesini, sanki depremzedeler adına düzenlenmiş bir yardım kampanyasıymış gibi sunmak; kamuoyunu yanıltmaya, şahsımı da hiç gerçekleşmemiş bir fiil üzerinden suçlu göstermeye yönelik açık bir algı operasyonudur.” değerlendirmesinde bulundu.

Yalaz, kendisine yönelik açıklamalarda kullanılan “Para toplandı, deprem bölgesine gönderilmedi”, “kayıt dışı para” ve “AHBAP’a uyan yapı” ifadelerinin siyasi eleştiri sınırlarını aştığını savundu.

Yalaz, “Hiç kimse, bağış gecesi olmayan bir etkinliği bağış gecesi gibi göstererek şahsımı depremzedeler adına para toplayan, bu paraları göndermeyen veya kayıt dışı faaliyet yürüten biri gibi sunamaz. Ortada depremzedeler adına toplanmış bir para olmadığı gibi, gönderilmediği iddia edilebilecek bir bağış da bulunmamaktadır.” ifadelerini kullandı.

“SİYASİ ELEŞTİRİ İLE İFTİRA ARASINDAKİ ÇİZGİ BELLİDİR”

Açıklamaların yalnızca kendisini değil, kamuoyunun doğru bilgi alma hakkını da etkilediğini savunan Yalaz, “Siyasi hesaplaşma uğruna bir dayanışma gecesinin niteliğinin değiştirilmesine, olmayan bir bağış kampanyasının varmış gibi gösterilmesine ve insanların onur ve itibarının zedelenmesine izin vermeyeceğiz.” dedi.

Yalaz, siyasi eleştiri ile iftiranın birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, “Siyasi eleştiri ile iftira arasındaki çizgi bellidir. Eleştiri, somut gerçeklere dayanır; iftira ise olmayan bir fiili varmış gibi göstererek kişiyi toplum önünde mahkûm etmeye çalışır. Bugün yapılan tam olarak budur. Bağış gecesi olmayan bir etkinlik üzerinden şahsıma suç isnat edilmesi, siyasi eleştiri değil, açık bir karalama girişimidir.” açıklamasını yaptı.

HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI

Yalaz, başta hakaret ve iftira olmak üzere ilgili diğer suçlar yönünden hukuki süreci başlattığını kaydederek, soruşturma kapsamında yapılan açıklamaların amacı ve aralarında bağlantı bulunup bulunmadığı konularının da incelenmesini istediğini aktardı.

Yalaz, “Soruşturma kapsamında söz konusu açıklamaların hangi amaçla yapıldığı, birbirleriyle bağlantılı olup olmadığı ve kamuoyunda nasıl bir algı oluşturulmaya çalışıldığı da ortaya çıkarılacaktır.” ifadelerini kullandı.

Hakkındaki iddialara hukuk yoluyla karşılık vereceğini vurgulayan Yalaz, “Şahsıma yönelik hiçbir iftirayı, hiçbir karalama kampanyasını ve hiçbir gerçek dışı isnadı karşılıksız bırakmayacağım. Siyaset meydanında söylenen her sözün bir bedeli ve sorumluluğu vardır. Bugüne kadar susmamız, depremde kaybettiğimiz canlarımızın anısına ve onların yakınlarına olan saygımızdandır. Aynı saygıyı onlara göstermeyenlere cevabı yalnızca siyasi zeminde değil, hukuk önünde de vereceğiz.” dedi.

“ŞAHSİ HESAPLARIMIN TAMAMININ İNCELENMESİNE MUVAFAKATİM VAR”

Yalaz, mali işlemlerin incelenmesine ilişkin de açıklamada bulunarak herhangi bir incelemeden kaçınmadığını söyledi.

“Bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yoktur. Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir işlem, açıklayamayacağımız hiçbir durum bulunmamaktadır.” diyen Yalaz, suç duyurusu dilekçesine ilişkin, “Sadece o geceye karşılık gelen zamanlar için değil, şahsi hesaplarımın tamamının ve tüm zamanlar için incelenmesine muvafakatim vardır.” ifadelerini kullandı.

Yalaz, açıklamasını, “Ancak bağış gecesi olmayan bir etkinliği bağış gecesi gibi gösterenler, kamuoyunu yanıltanlar ve şahsımı hedef gösterenler, söyledikleri sözlerin hesabını hukuk önünde vermek zorunda kalacaktır.” sözleriyle tamamladı.

Ajans Expres Gazetesi