Uzm. Dr. Arman Öztürk: “Dizlerinin sıvısı bitmiş demek yerine dizlerinin bakım zamanı gelmiş demek daha doğru olur”

Özel Sağlık Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Arman Öztürk, halk arasında yaygın olarak kullanılan “dizimde sıvı bitmiş” ifadesinin tıbbi olarak doğru olmadığını belirtti. Eklem sıvısının vücut tarafından sürekli üretildiğini vurgulayan Öztürk, diz ve diğer eklemlerde yaşanan ağrıların temel nedeninin çoğu zaman kıkırdak ve eklem yapılarındaki yıpranma olduğunu ifade ederek, doğru tedavi yöntemleriyle aktif ve kaliteli bir yaşamın mümkün olduğunu söyledi.

Haziran 1, 2026 - 20:05
Uzm. Dr. Arman Öztürk: “Dizlerinin sıvısı bitmiş demek yerine dizlerinin bakım zamanı gelmiş demek daha doğru olur”

Özel Sağlık Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Arman Öztürk, halk arasında sıkça dile getirilen “dizimde sıvı bitmiş” söyleminin gerçeği yansıtmadığını belirterek eklem sağlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Vücut Eklem Sıvısını Üretmeye Devam Eder”

Eklem sıvısının, tıpta sinovyal sıvı olarak adlandırıldığını ifade eden Uzm. Dr. Arman Öztürk, bu sıvının temel görevinin eklemi beslemek ve sürtünmeyi azaltmak olduğunu söyledi. Öztürk, “Eklem sıvısı; doğduğumuzda içeriye bir kereliğine konmuş olan ve deposu bittiğinde artık tükenen bir şey değildir. Vücudumuz o sıvıyı üretmeye devam eder.” dedi.

Asıl Problem Kıkırdak ve Eklem Yapılarındaki Yıpranma

Hastaların “sıvı bitmesi” olarak tanımladığı durumun çoğu zaman farklı bir nedene dayandığını vurgulayan Uzm. Dr. Arman Öztürk, “Genellikle burada kastedilen şey sıvının miktarı değil; kalitesi ve kıkırdak yapının durumudur. Diz, kalça ya da omuz ekleminde kıkırdak yüzey zamanla inceldiğinde, eklem içinde hasarlanmış, yıpranmış alanlar arttığında, yani halk arasında ‘kireçlenme’ dediğimiz süreç başladığında eklem yüzeyleri daha pürüzlü hâle gelir. Sürtünme artar, ağrı ortaya çıkar. İşte bu tablo çoğu zaman ‘sıvı bitmiş’ şeklinde ifade edilir.” diye konuştu.

Öztürk, “Aslında problem çoğu vakada sıvının yokluğu değil; kıkırdağın, bağların, menisküsün ve kemiğin yıpranmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Tedavi Seçenekleri Bulunuyor

Hastalığın uzman hekim kontrolünde yönetilebildiğini belirten Uzm. Dr. Arman Öztürk, birçok kişinin bu durumun geri dönüşü olmayan bir süreç olduğunu düşündüğünü ancak tedavi seçeneklerinin bulunduğunu kaydetti.

Öztürk, “Çoğu hasta, sıvı bittiyse artık yapılacak bir şey yok diye düşünüyor. Tedavide kilo kontrolü, kas güçlendirme, doğru egzersiz, yüklenme düzenlemesi, gerektiğinde enjeksiyon tedavileri, etkilenmişse psikolojinin yönetimi ve bazı hastalarda ise cerrahi müdahale seçenekleri bulunuyor. Bu durum birçok insanın başına gelebilecek bir süreçtir; ancak diz tamamen ‘sıfır’ hâline dönmese de doğru planlanmış, kişiye özel tedaviler ile ağrısız, kaliteli ve aktif bir hayat sürmek birçok hastada mümkündür.” dedi.

Açıklamasının sonunda halk arasında kullanılan ifadelerin gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Öztürk, “Belki de artık ‘Dizlerinin sıvısı bitmiş’ demek yerine ‘Dizlerinin bakım zamanı gelmiş.’ cümlesini kullanmak daha doğru olur.” değerlendirmesinde bulundu.

Ajans Expres Gazetesi