TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder: “Alpu Ovası’ndaki altın ve gümüş madeni projesine onay vermiyoruz”

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Eskişehir’in Alpu ilçesinde planlanan altın ve gümüş madeni projesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güder, Büyük Ova Koruma Alanı statüsündeki tarım arazilerinin, su kaynaklarının, mera alanlarının ve hayvancılığın projeden olumsuz etkileneceğini belirterek, 22 Temmuz’da yapılacak halkın bilgilendirme toplantısına tüm vatandaşları ve ilgili kurumları katılmaya davet etti.

Temmuz 13, 2026 - 16:36
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder: “Alpu Ovası’ndaki altın ve gümüş madeni projesine onay vermiyoruz”

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, 18 Haziran 2026 tarihinde ÇED başvuru dosyası kamuoyuna yansıyan Esence Altın-Gümüş Madeni Projesi hakkında açıklamalarda bulundu. Güder, proje alanının Eskişehir'in Alpu ilçesinde özellikle Esence ve Uyuzhamam mahallelerini kapsadığını belirterek, bölgenin 2017 yılında Bakanlık kararıyla Büyük Ova Koruma Alanı ilan edilen Alpu Ovası içerisinde yer aldığını söyledi.

“Büyük Ova Koruma Alanı statüsü tarımsal üretimin korunması için oluşturuldu.”

Selma Güder, Alpu Ovası'nın 52 bin hektarlık alanıyla Eskişehir'in en büyük ovası olduğunu ifade ederek, “Büyük ova statüsü; tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon riski bulunan ve amaç dışı kullanıma açılmaması gereken alanlar anlamına geliyor. Türkiye'de bu statüde yaklaşık 440 ova bulunuyor ve bu sayının 500'e çıkarılması hedefleniyor.” dedi.

Güder, proje alanının Eskişehir kent merkezine 42 kilometre, Alpu ilçe merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bulunduğunu belirterek, “Esence Mahallesi'ne 245 metre, Uyuzhamam Mahallesi'ne 670 metre, Aktepe Mahallesi'ne ise 2 bin 336 metre uzaklıkta bulunuyor. ÇED-1 alanı ise Esence Mahallesi'ne yalnızca 30 metre mesafede.” ifadelerini kullandı.

“Patlatmalar tarımsal üretimi doğrudan etkileyecek.”

Projenin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Güder, bölgede yoğun olarak buğday, arpa, mısır, şeker pancarı ve kuru soğan üretildiğini belirtti.

Selma Güder, “Eğer açık ocak yöntemiyle altın ve gümüş madeni faaliyete geçerse, oluşacak toz, duman ve partiküller bu ürünlerin yaprak yüzeylerini ve stomalarını kaplayacak. Bunun sonucunda bitkiler fotosentez yapamayacak. Özellikle mısırın püskül ve döllenme döneminde ciddi zararlar oluşacak. Hem verim kaybı hem de kalite kaybı yaşanacak. Sürekli gıda güvenliğini konuştuğumuz bir dönemde, Alpu Ovası'nda bu proje gerçekleşirse hem gıdaya hem de suya kendi elimizle zarar vermiş olacağız.” diye konuştu.

Güder ayrıca, açık ocak işletmesi, kırma-eleme tesisi ve pasa depolama alanlarının tarım parsellerine çok yakın konumda bulunduğunu belirterek, üretim faaliyetlerinin uzun vadede olumsuz etkileneceğini savundu.

“Meralar ve hayvancılık da zarar görecek.”

ÇED-1 ve ÇED-2 alanları arasında kalan çayır ve mera alanlarının da risk altında olduğunu dile getiren Güder, “Bölgede hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvancılık yapılıyor. Meraların zarar görmesiyle birlikte hayvanların otlatılması da ciddi şekilde etkilenecek. Bu durum hem hayvansal üretimin verimini hem de kalitesini düşürecek. Geri dönüşü zor bir süreci kendi elimizle başlatmış olacağız.” ifadelerini kullandı.

“Yeraltı suları açısından ciddi risk bulunuyor.”

Yeraltı su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Güder, bölgedeki su seviyelerinin yıllar içerisinde önemli ölçüde düştüğünü belirterek, görüştüğü bir çiftçinin, “Eskiden mahallemizde 25-30 metrede suya ulaşıyorduk, bugün ise ancak 300 metrede su bulabiliyoruz.” sözlerini aktardı.

Güder, “Yeraltı sularının her geçen gün daha derine indiği bir dönemdeyiz. Eğer Esence Altın-Gümüş Madeni ve kırma-eleme tesisi açık ocak işletmeciliğiyle faaliyete geçerse, bugün 300 metrelerden çıkarılan suyun da tamamen kaybolması riskiyle karşı karşıya kalacağız.” dedi.

22 Temmuz'da halkın bilgilendirme toplantısı yapılacak

Doğa ve Yaşam Platformu temsilcileriyle birlikte bölgede incelemelerde bulunduklarını aktaran Güder, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile farklı meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da değerlendirmelere katıldığını söyledi.

Selma Güder, “22 Temmuz tarihinde saat 10.00'da halkın bilgilendirme toplantısı burada yapılacak. Tüm mahalle sakinlerini, ilgilileri ve yetkilileri bu toplantıya bekliyoruz.” ifadelerini kullanırken, toplantının Esence Mahallesi köy camisinin önündeki açık alanda gerçekleştirileceğini kaydetti.

“Bu projeye onay vermiyoruz.”

Projenin yaklaşık 8 yıl sürmesinin planlandığını belirten Güder, süreç boyunca patlatmalar, toz, duman ve titreşimin yalnızca üç mahalleyi değil tüm Eskişehir'i etkileyebileceğini savundu.

Selma Güder, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu nedenle olaya yalnızca Esence, Uyuzhamam ve Aktepe açısından bakmamak gerekiyor. Etkilenecek olan sadece bu mahalleler değil, Eskişehir'in tamamı olacak. Sakarya Nehri ve onun en önemli kollarından Porsuk da bu süreçten etkilenecek. Bu nedenle Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu ve şahsım adına, büyük ova statüsündeki bu verimli tarım topraklarında ve su kısıtı yaşayan ilçelerimizden biri olan Alpu'da bu projenin hayata geçirilmesine onay vermiyoruz.

Ajans Expres Gazetesi