Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “Verdiğimiz oy, iktidara verilmiş bir güvenoyu değildir”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak bilinen süreç kapsamında TBMM gündemine gelen çerçeve yasa teklifine neden “şartlı evet” dediklerini teşkilat mensuplarına gönderdiği mektupla açıkladı. Arıkan; 679 günlük istişare sürecini, düzenlemenin hukuki sınırlarını, silah bırakma şartını ve MGK denetimini anlatarak desteğin iktidara yönelik bir güvenoyu olmadığını vurguladı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak bilinen ve TBMM gündemine gelen yasal sürece ilişkin teşkilat mensuplarına kapsamlı bir bilgilendirme mektubu gönderdi. Arıkan, bölgesel gelişmeler, İsrail’in politikaları ve Türkiye’nin iç istikrarına ilişkin değerlendirmeler sonucunda yasa teklifine “şartlı ve sorumlu bir evet” kararı verdiklerini bildirdi.
Arıkan, kararın kısa sürede alınmadığını belirterek sürecin 1 Ekim 2024’te başladığını ve 679 gün boyunca sürdürülen istişareler, teknik ve hukuki rapor incelemeleri ile uzman görüşleri doğrultusunda şekillendiğini ifade etti.
“Bölgesel Tehditler İç İstikrarı Zorunlu Kılıyor”
Ortadoğu’daki gelişmelere ve İsrail’in bölgedeki politikalarına dikkat çeken Arıkan, mektubunda “Arz-ı Mevud” hedeflerinin Türkiye açısından da tehdit oluşturduğunu savundu. Türkiye’nin dış müdahalelere açık hale gelebilecek iç kırılganlıklarını ortadan kaldırması gerektiğini belirten Arıkan, stratejik bağımsızlık ile iç huzur arasında doğrudan ilişki bulunduğunu kaydetti.
Arıkan, “Türkiye’nin yalnızca ekonomik bağımsızlığa değil, aynı zamanda istikrarını kendi iradesiyle koruyabilecek bir stratejik bağımsızlığa ihtiyacı vardır. Bir evladımız daha toprağa düşmesin diye bu sürece dikkatle yaklaşmayı tercih ettik.” ifadelerini kullandı.
Çerçeve Yasanın Sınırlarını Maddelerle Açıkladı
Yasaya ilişkin değerlendirmelerin kulaktan dolma bilgiler yerine doğrudan kanun metni üzerinden yapılması gerektiğini vurgulayan Arıkan, teknik ve hukuki incelemeleri sonucunda ulaştıkları başlıkları teşkilat mensuplarıyla paylaştı.
Arıkan’ın aktardığına göre kanun metninde PKK/KCK açık biçimde “terör örgütü” olarak tanımlanıyor ve örgüte yeni bir meşruiyet veya siyasi statü tanıyan hüküm bulunmuyor.
Arıkan ayrıca düzenlemede Abdullah Öcalan veya örgütün üst düzey kadrosuna yönelik özel af, tahliye, hukuki ya da siyasi statü düzenlemesinin yer almadığını belirtti.
Mektupta federasyon, özerklik, ayrı bölgesel statü veya vatandaşlık tanımının değiştirilmesi yönünde herhangi bir hüküm bulunmadığı da aktarıldı. Arıkan, 12 maddelik düzenlemenin esas olarak silahsızlanmanın ceza ve infaz hukukundaki karşılıklarını kapsadığını ifade etti.
“Genel Af Niteliği Taşımıyor”
Düzenlemenin genel af niteliğinde olmadığını kaydeden Arıkan, kasten adam öldürenlerin, askerleri ve vatandaşları şehit eden örgüt mensuplarının kapsam dışında bırakıldığını bildirdi. Arıkan ayrıca 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet hapis cezası gerektiren suçların da düzenlemeye dahil edilmediğini aktardı.
Düzenlemeden yararlanmanın otomatik olmayacağını belirten Arıkan, sürecin MGK kararının ardından altı aylık başvuru süresiyle sınırlandırıldığını ifade etti. Arıkan’ın verdiği bilgiye göre düzenlemeden faydalanılması, silah ve mühimmatın teslim edilmesi veya bunların bulunduğu yerin beyan edilmesi şartına bağlanıyor.
MGK Denetimine Dikkat Çekti
Arıkan, MGK’nın olumlu kararı olmadan düzenlemenin infaz hükümlerinden yararlanılamayacağını belirterek denetim mekanizmasına dikkati çekti. Erteleme döneminde yeniden terör suçuna karışılması halinde ise ilgili kişinin hakkının iptal edileceğini ve yargılamanın devam edeceğini kaydetti.
“Bu Oy İktidara Verilmiş Bir Güvenoyu Değildir”
Saadet Partisi’nin yasa teklifine desteğinin iktidara duyulan güvenden kaynaklanmadığını vurgulayan Arıkan, AK Parti’nin demokrasi ve hukuk alanındaki uygulamalarına yönelik itirazlarının sürdüğünü belirtti.
Arıkan, “Önümüzde terör örgütünün silah bırakmasını ve kendisini tasfiye etmesini öngören bir süreç varken, sırf iktidara duyduğumuz güvensizlik sebebiyle silahların susmasına ‘hayır’ dememek için şartlı desteğimizi sunduk. AK Parti’ye güvenmediğimiz için bu süreci denetimsiz bırakmayacağız. Verdiğimiz oy, iktidara verilmiş bir güvenoyu değildir.” ifadelerini kullandı.
“Hayra Motor, Şerre Fren Olmaya Devam Edeceğiz”
Saadet Partisi’nin sürece ilişkin tutumunun iktidar-muhalefet eksenindeki siyasi kamplaşma üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Arıkan, partisinin destek verdiği düzenlemeyi yakından takip edeceği ve muhalefet görevini sürdüreceği mesajını verdi. Arıkan, Saadet Partisi’nin “hayra motor, şerre fren” yaklaşımı doğrultusunda hareket etmeye devam edeceğini bildirdi.
Ajans Expres Gazetesi