Memur-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İbrahim Akar: “Gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli, kamu çalışanlarının kayıpları kalıcı düzenlemelerle giderilmeli”

Memur-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İbrahim Akar, kamu çalışanları ve memur emeklilerine uygulanan maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını belirterek, gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesi, birinci dereceye yükselen memurlar için 3600 ek göstergenin hayata geçirilmesi ve öğretmen kökenli eğitim yöneticilerinin mali haklarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu. Akar, hükümet ve Hazine ve Maliye Bakanlığına kalıcı düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.

Temmuz 13, 2026 - 16:44
Memur-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İbrahim Akar: “Gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli, kamu çalışanlarının kayıpları kalıcı düzenlemelerle giderilmeli”

Memur-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İbrahim Akar, kamu çalışanları ve memur emeklilerinin maaş artışları, gelir vergisi uygulamaları, 3600 ek gösterge ve eğitim yöneticilerinin mali haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akar, geçtiğimiz yıl imzalanan toplu sözleşme kapsamında Hakem Kurulu tarafından 2026 yılı için belirlenen yüzde 7’lik zam oranını daha ilk günden itibaren yetersiz bulduklarını söyledi.

“Yüzde 7’lik zam daha şubat ayında eridi”

İbrahim Akar, “Geçtiğimiz yıl imzalanan toplu sözleşme kapsamında, 2026 yılı için Hakem Kurulu tarafından yüzde 7 oranında zam yapılmasına karar verilmişti. Memur-Sen olarak daha en başından bu kararın kamu çalışanlarının ve memur emeklilerinin ihtiyaçlarını karşılamayacağını ifade etmiş ve ikinci altı aylık dönem için belirlenen bu zam oranını kabul etmemiştik.” dedi.

Akar, “Nitekim yüzde 7’lik zam oranı, daha şubat ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte eridi. Haziran ayı enflasyonunun açıklanmasının ardından yüzde 7’lik toplu sözleşme zammına enflasyon farkı da eklenince, temmuz ayından itibaren memur ve memur emeklilerine uygulanacak zam oranı yüzde 13,52 olarak belirlendi.” ifadelerini kullandı.

“Hayat pahalılığı karşısında maaşlar yetersiz kalıyor”

En düşük memur maaşının 66 bin liraya, en düşük memur emeklisi maaşının ise 31 bin liraya yükseldiğini belirten Akar, “Ancak memur emeklilerinin maaşı dahi hayat pahalılığı karşısında yetersiz kalırken, diğer emeklilerin maaşları bunun çok daha altında seyrediyor. Bu tablo, sabit gelirli vatandaşların ve emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirmediği gibi, birçok emekliyi açlık sınırına yakın ya da altında yaşam mücadelesi vermeye zorlamaya devam ediyor.” dedi.

“Gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli”

Vergi dilimlerinin maaş artışlarının etkisini azalttığını savunan Akar, “Bugün yüzde 13,52’lik bir zamdan söz ediyoruz ancak bu oran, özellikle yüzde 15’lik vergi diliminde bulunan bir memur için gerçek anlamda bir maaş artışı değil, yalnızca mevcut ücretini koruyabilmesi anlamına geliyor. Çünkü yıl içerisinde yüzde 20, 25 ve 27’lik vergi dilimlerine giren kamu çalışanları, vergi yükü nedeniyle gelir kaybına uğruyor.” diye konuştu.

Memur-Sen’in temel taleplerinden birinin gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesi olduğunu vurgulayan Akar, “Böyle bir düzenleme hayata geçirildiğinde çalışanlar vergi dilimi nedeniyle gelir kaybı yaşamayacak ve maaşlarında gerçek anlamda bir iyileşme sağlanacaktır. Aksi halde sabit gelirli çalışanların ve emeklilerin kayıpları telafi edilmek yerine her geçen gün daha da büyümektedir.” ifadelerini kullandı.

Öğretmen kökenli yöneticiler için mali hak talebi

Öğretmenlik Meslek Kanunu sonrasında öğretmen kökenli şube müdürlerinin mağduriyet yaşadığını belirten Akar, “Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik tazminatlarından yararlanamadıkları için maaşları, görev yapan öğretmenlerin gerisinde kalmıştır. Geçtiğimiz günlerde şube müdürleri için yapılan tazminat artışı sahanın beklentilerini karşılamaktan uzaktır.” dedi.

Akar, “Başöğretmenlere verilen tazminat hangi düzeydeyse, öğretmen kökenli şube müdürleri ile diğer eğitim yöneticileri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri de aynı mali haklardan yararlanmalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun sağladığı mali kazanımlar bu yöneticileri de kapsamalıdır.” açıklamasında bulundu.

“3600 ek gösterge vakit kaybedilmeden uygulanmalı”

Birinci dereceye yükselen memurlar için 3600 ek gösterge düzenlemesinin henüz hayata geçirilmediğini belirten Akar, “3600 ek gösterge konusunda alınan kararın üzerinden yaklaşık 5-6 yıl geçmesine rağmen, birinci dereceye yükselen memurlar için halen somut ve resmi bir adım atılmış değildir.” dedi.

Akar, “3600 ek göstergenin çalışanlar açısından en önemli katkısı, emeklilik maaşlarına doğrudan yansıyacak olmasıdır. Bu nedenle birinci dereceye yükselen tüm memurlar için 3600 ek gösterge uygulamasının vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Kalıcı iyileştirmeler gecikmeden hayata geçirilmeli”

Gelirde adaletin ve ücrette dengenin sağlanmasının zorunlu hale geldiğini ifade eden İbrahim Akar, TÜİK verileri ile vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı hayat pahalılığı arasında fark bulunduğunu savundu. Akar, “Ortaya çıkan tablo, geçim sıkıntısı yaşayan, hayat pahalılığı karşısında her geçen gün daha fazla zorlanan memur ve memur emeklilerini göstermektedir. Bu nedenle hükümetin ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, kamu çalışanları ile emeklileri geniş kapsamda kapsayacak, geçmiş dönem kayıplarını da telafi edecek kalıcı iyileştirmeleri bir an önce hayata geçirmesi gerektiğini ifade ediyoruz.” dedi.

Ajans Expres Gazetesi