Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar: “Okullarda temizlik ve güvenlik için kalıcı personel sistemi kurulmalı”
Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu adına açıklama yapan İbrahim Akar, okulların temizlik personeli ihtiyacının TYP ve İUP uygulamalarıyla kalıcı olarak çözülemediğini belirterek ödenek tahsisli sürekli personel sistemine geçilmesi gerektiğini söyledi. Akar ayrıca adres teyit uygulaması, öğretmen seçiminin kaldırılması ve Danıştay’ın ilçe gruplarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu adına açıklama yapan İbrahim Akar, eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akar, okullardaki temizlik personeli ihtiyacından öğrenci kayıt sistemine, öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinden güvenlik personeli ihtiyacına kadar birçok konuda sendikanın görüşlerini paylaştı.
“TYP ve İUP kalıcı çözüm üretmedi”
Okullarda uzun yıllardır uygulanan Toplum Yararına Program (TYP) ve İşgücü Uyum Programı (İUP) kapsamında görevlendirilen temizlik personelinin sahadaki ihtiyacı karşılamadığını belirten Akar, “TYP'nin de İUP'nin de kendisine göre birçok sıkıntısı vardı. Okulların ihtiyacını karşılamaktan öte okulları daha da stresli hale getirdi.” dedi.
Görevlendirmelerin eğitim öğretim başladıktan sonra yapılmasının ve çalışma sürelerinin kısa olmasının ciddi sorunlara neden olduğunu ifade eden Akar, “Biz Eğitim-Bir-Sen olarak bunların hiçbirinin okulların temizlik personeli ihtiyacını karşılamadığını, bunun yerine tam zamanlı ve ödeneği doğrudan okullara tahsis edilen kalıcı bir sisteme geçilmesinin en doğru yöntem olduğunu defalarca dile getirdik.” ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanı'nın TYP ve İUP yerine okullara ödenek tahsis edilerek hizmet alımı modeliyle temizlik personeli istihdam edileceğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Akar, “Biz de bu konunun yakın takipçisiyiz. Sorunun kökten çözümünü sağlayacak kalıcı bir sistemin oluşturulmasını istiyoruz.” diye konuştu.
“Okullarda güvenlik personeli de istihdam edilmeli”
Temizlik hizmetlerinin yanı sıra okul güvenliğinin de önemli olduğunu vurgulayan Akar, “Okulların güvenliğini, giriş çıkışlarını ve veli girişlerini kontrol edecek şekilde güvenlik personeli çalıştırılabilmesinin de önünün açılmasını istiyoruz.” dedi.
“Adres teyit uygulaması doğru bir adım”
İlkokul kayıt sürecinde yaşanan adres taşıma tartışmalarına da değinen Akar, geçmiş yıllarda velilerin kayıt yaptırmak istedikleri okullar için adres değişikliği yaptığına ilişkin çok sayıda gündemin oluştuğunu belirtti.
Adres taşıma yoluyla okul tercih edilmesinin doğru olmadığını ifade eden Akar, “Adresini taşıyanın çocuğunu istediği okulda okutması ya da okula destek karşılığında kayıt yapılması şeklindeki sistemin doğru olmadığını defalarca ifade ettik.” dedi.
Öğretmen seçimi uygulamasının kaldırılmasının eğitim ortamındaki huzuru güçlendirdiğini belirten Akar, “Artık okullarda ‘Çocuğumu şu öğretmene vereceğim’ şeklinde bir sistem yok. Bakanlık öğretmen dağılımını kura sistemiyle gerçekleştiriyor. Bu bizim istediğimiz ve olması gereken bir uygulamaydı.” ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanlığının yönetmelik değişikliğiyle ön kayıtların kesin kayda dönüşmesinde elektrik veya su faturası gibi adres teyit belgeleri istemesini değerlendiren Akar, “Bu uygulamayla sistemin bypass edilmesinin önüne geçilmeye çalışılıyor. Herkes mahallesindeki okulda eğitim alacak.” diye konuştu.
Akar, uygulamanın doğru yürütülmesi halinde okul yoğunluklarının azalacağını belirterek, “İkili eğitim sorunları, servis sorunları azalabilir. Kenar mahallelerdeki okulların başarıları da artabilir. Bu uygulamaların okul içindeki iş huzurunu ve iş barışını da koruyacağını düşünüyoruz.” dedi.
“Danıştay kararı mağduriyetleri giderecek”
Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında getirilen ilçe grupları uygulamasını da değerlendiren Akar, aynı ilçe grubunda bulunan öğretmenlerin sağlık ve eş durumu mazeretleri nedeniyle tayin talebinde bulunamamasının önemli mağduriyetlere yol açtığını söyledi.
Eğitim-Bir-Sen olarak hem yerelde bireysel davalar açtıklarını hem de genel merkezin Danıştay nezdinde yürütmenin durdurulması talebinde bulunduğunu aktaran Akar, “Danıştay’dan lehte karar çıktı. Artık ilçe grupları nedeniyle mazeret tayini isteyemeyen öğretmenlerimizin mağduriyetleri ortadan kalkmış olacak.” ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanlığının yargı kararının ardından mazeret tayini kılavuzunu güncellediğini belirten Akar, “Başvuru süreci 31 Temmuz'a kadar uzatıldı. Eğitim-Bir-Sen olarak açtığımız davalar sonucunda bundan sonraki süreçte yaşanan mağduriyetlerin giderileceğini düşünüyoruz.” dedi.
Ajans Expres Gazetesi