Diyarbakır’da “Kürt Meselesi Bağlamında Yoksulluğun İdeolojisi” panelinde sosyal adalet ve ekonomik eşitlik vurgusu

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında gerçekleştirilen panelde, bölgede derinleşen yoksulluğun zorunlu göç, eşitsiz kamu yatırımları ve ekonomik kriz politikalarıyla bağlantılı biçimde büyüdüğü ifade edildi. Panelde konuşmacılar, toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için sosyal adaletin, yerel demokrasinin ve ekonomik eşitliğin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Mayıs 16, 2026 - 12:43
Diyarbakır’da “Kürt Meselesi Bağlamında Yoksulluğun İdeolojisi” panelinde sosyal adalet ve ekonomik eşitlik vurgusu

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Yapısal Eşitsizlikten Siyasal Kontrole: Kürt Meselesi Bağlamında Yoksulluğun İdeolojisi” paneli, Ali Emiri Konferans Salonu’nda yapıldı. Moderatörlüğünü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürü Nihal Bozhan Özbek’in üstlendiği panelde, Özgür Amed, Sosyolog Dr. Semiha Arı ve Sarmaşık Derneği eski Başkanı Şerif Camcı konuşmacı olarak yer aldı.

Panele Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun’un yanı sıra Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclisi Eşsözcüsü Demet Ceylan, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

“Çözüm sosyal adalet ve ekonomik eşitlikte”

Panelist Özgür Amed, yoksulluğun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda siyasal ve ideolojik bir olgu olarak üretildiğini ifade etti. Yoksulluğun tarih boyunca farklı biçimlerde anlamlandırıldığını belirten Amed, “Mitolojide yoksulluk, bereketin kaybı ve yaşam kaynaklarının tükenmesiyle ilişkilendirildi. Dinlerde ise çoğunlukla korunması gereken bir hak ve ahlak meselesi olarak ele alındı.” dedi.

Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgür Amed, bölgedeki yoksulluğun “geri kalmışlık” değil, “geride bırakılma” olduğunu savunarak, “İnkâr politikaları, zorunlu göç ve eşitsiz ekonomik düzen bu tabloyu büyüttü.” ifadelerini kullandı. Amed, toplumsal barışın güçlenebilmesi için sosyal adaletin, yerel demokrasinin ve ekonomik eşitliğin birlikte inşa edilmesi gerektiğini kaydetti.

“Kadınlar yoksulluğu daha ağır yaşıyor”

Sosyolog Dr. Semiha Arı ise Türkiye’de son yıllarda yoksulluğun daha görünür hale geldiğini belirterek, kadınların bu süreçten daha ağır etkilendiğini söyledi. Kadın işsizliğine ilişkin verileri paylaşan Arı, kayıtlı işsizlerin önemli bölümünü kadınların oluşturduğunu ifade etti.

Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin politik tercihlerle bağlantılı olduğunu dile getiren Arı, “Bunu yaşamayabilirdik ancak bu durum bir politika tercihi olarak karşımıza çıkıyor.” dedi. Bölgedeki ekonomik sorunların daha derin yaşandığını belirten Arı, barış sürecine dair yürütülen tartışmalarda ekonomik eşitsizlikler ve yoksulluğun özel olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Araştırmalar Amed’in geride bırakıldığını gösteriyor”

Sarmaşık Derneği eski Başkanı Şerif Camcı da 2004 yılında Devlet Planlama Teşkilatı verileri üzerinden yürüttükleri araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Mersin, Kocaeli, Samsun ve Amed’e yapılan kamu yatırımlarını karşılaştırdıklarını belirten Camcı, birçok alanda Amed’in geride bırakıldığını ifade etti.

Turizm yatırımlarını örnek gösteren Camcı, “Diğer üç ilde ciddi kamu yatırımları yapılırken Amed’e turizm alanında yapılan yatırım 0 TL olarak kayıtlara geçti.” dedi.

Yoksulluğun toplumsal sorunların başında geldiğini belirten Camcı, ulus devlet anlayışı içerisinde yoksulluğun toplum üzerinde bir kontrol mekanizması olarak işletildiğini ifade etti. Uzun yıllardır yoksulluk üzerine çalışma yürüttüklerini söyleyen Camcı, özellikle bölgede yoksulluğun farklı bir karakterle derinleştirildiğini gözlemlediklerini kaydetti.

Panel, katılımcıların yönelttiği soruların ardından sona erdi.

Ajans Expres Gazetesi