Diyarbakır’da “Barışın Dekolonizasyonu” Atölyesinde Hak Temelli Barış Modelleri Tartışıldı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Barışın Dekolonizasyonu” atölyesinde, dünyadaki barış süreçleri örnekleri üzerinden halkların taleplerini merkeze alan yaklaşımlar, siyasi dilin etkisi ve barışın toplumsallaşması başlıkları ele alındı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında, Sümerpark’ta sosyolog Mustafa Zengin yürütücülüğünde “Barışın Dekolonizasyonu” Atölyesi gerçekleştirildi. Atölyede, dünyadaki barış süreçleri örnekleri üzerinden sömürgeci olmayan, hak temelli ve toplumsal talepleri esas alan barış modelleri tartışıldı.
Katılımcılar, barış süreçlerinde kullanılan siyasi dilin etkisi, halkların özneleşme süreçleri ve yerelden örgütlenen barış yaklaşımları üzerine değerlendirmelerde bulundu.
“Halkın Taleplerini Esas Alan Modeli Tartışıyoruz”
Atölyenin yürütücüsü Mustafa Zengin, dünyadaki barış süreçlerinin çoğunlukla devletlerin hegemonik ve liberal modelleri çerçevesinde yürütüldüğünü ifade ederek, buna karşı halk merkezli bir yaklaşım geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Mustafa Zengin, “Bugün forum kapsamında ‘Barışın Dekolonizasyonu’ atölyemizi gerçekleştiriyoruz. Burada, dünyadaki barış örneklerinde ortaya çıkan modeller üzerine tartışmalar yürütüyoruz. Doğrusu bugün dünyada barış süreçleri liberal yaklaşımlarla yürütülüyor. Devletlerin hegemonyası altında yürütülüyor. Burada biz, bu liberal modellere karşı ötekini esas alan; yani halkın taleplerine, önerilerine, isteklerine ve gerçekliğine dayanan ‘dekolonyal’ modeli tartışmak istiyoruz” dedi.
Atölye sonunda ortak bir değerlendirme metni hazırlamayı amaçladıklarını belirten Zengin, “Burada amacımız, bu modele dair bir iki sayfalık metni ortaya çıkararak sunmak. Zaten şu an Türkiye’de bir barış süreci konuşuluyor. Bu yüzden bu tartışmalardan çıkaracağımız iki sayfalık çıktı metnin de yürütülen sürece belki öneri ve katkı sunmuş olması mümkün” ifadelerini kullandı.
“Kullanılan Siyasi Dil Belirleyici”
Barış süreçlerinde kullanılan siyasi söylemin önemine dikkat çeken Mustafa Zengin, “‘Terörsüz Türkiye’ süreci adıyla tanımlandırılan yaklaşımı ‘Barışın Dekolonizasyonu’ modeli reddediyor. Halkın, örneğin Kürt halkının, kendisini nasıl bir dil ve yaklaşımla tanımladığını kabul eden bir yaklaşımı savunuyoruz” diye konuştu.
“Kentte İlk Kez Tartışılan Bir Başlık”
Atölye katılımcılarından araştırmacı-yazar Dilan Aydın ise çalışmanın Diyarbakır’da bu kapsamda ilk kez gerçekleştirildiğini belirtti.
Dilan Aydın, “Bu, Amed’de ilk kez gördüğümüz bir atölye. Atölye kapsamında barış üzerine sosyokültürel, sosyoekonomik ve çok çeşitli boyutlarıyla barışın nasıl toplumsal ve yerelden örgütlenmesini sağlayabileceğimizi tartışıyoruz. Bugünkü tartışmanın hem ilk kez burada yapılması hem de bu forum kapsamında ele alınması açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
“Barışın Toplumsallaşması İçin Önemli”
Katılımcılardan Ayşe Kuran da dekolonizasyon kavramının halkların özneleşmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Ayşe Kuran, “Dekolonizasyon aslında kolonyalizmin tam tersidir ve bir halkın, bir toplumun her alanda kendi geleceğini inşa etme gücünü ve özne olma gücünü tartışıyoruz aslında. Dünya örneklerini tartışırken, bu barış sürecinde barışı nasıl toplumsallaştıracağımızın, nasıl konuşacağımızın ve tartışacağımızın önemini ortaya koyuyor” diye konuştu.
Kuran, geçmişte izlenen politikaların etkilerine değinerek, “Bugüne kadar kolonyal bir politika izlendi. Biz de bugün dekolonizasyon kavramıyla barışın inşasını nasıl yapacağımızı tartışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Ajans Expres Gazetesi