Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal: “Eskişehir’de sağlık çalışanı sayısı yetersizdir”

Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, kentte sağlık kuruluşlarına aylık yaklaşık 1 milyon başvuru yapıldığını belirterek personel yetersizliği, randevu süreleri, ambulans hizmetleri ve hastanelerin kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ESOGÜ Hastanesi’nin mevcut binasının güçlendirilmesi yerine yenilenmesini isteyen Köksal, üçüncü devlet hastanesi ve fizik tedavi hastanesi önerilerini de gündeme getirdi.

Eylül 4, 2026 - 20:26
Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal: “Eskişehir’de sağlık çalışanı sayısı yetersizdir”

Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Eskişehir’de sağlık kuruluşlarına yapılan başvuruların ulaştığı seviyenin sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığını belirterek, sağlık sisteminin personel, randevu, hastane kapasitesi ve hizmet sunumu açısından yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

“1 milyon nüfuslu şehirde 1 milyon sağlık başvurusu var”

Kentteki sağlık kuruluşlarına aylık yaklaşık 1 milyon başvuru yapıldığını ifade eden Köksal, “Geçmiş olsun Eskişehir demek lazım. 1 milyon nüfuslu bir şehirde 1 milyon kişi sağlık kuruluşlarına başvuruyorsa istediğiniz kadar yeni binalar yapın, istediğiniz kadar teknolojiyle donatın; ne kuyruklar bitecektir ne de hastaların yaşadığı sıkıntılar sona erecektir.” dedi.

Yaşar Bildirici’nin açıkladığı verilere değinen Köksal, 8 bin 75 sağlık çalışanının yaklaşık 1 milyon hastaya hizmet verdiğini belirterek, “Bu rakam aslında bizim ne kadar yoğun çalıştığımızı ve ne kadar büyük emek verdiğimizi ortaya koymuş oldu.” ifadelerini kullandı.

Hasta yoğunluğunun hekimlerin muayene sürelerini de etkilediğini savunan Köksal, performans odaklı sistem nedeniyle doktor-hasta görüşmelerinin olması gerekenden daha kısa sürelere sıkıştırıldığını kaydetti.

Dahili ve cerrahi branşlardaki hekimlerin her iş günü poliklinik yapmasının mümkün olmadığını anlatan Köksal, ameliyat ve nöbetlerin de çalışma programının parçası olduğuna dikkati çekti. Köksal, “Bir hekim, Pazartesi'den Cuma'ya kadar olan 5 günlük sürenin ancak 3 gününde poliklinik hizmeti verebiliyor.” dedi.

Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde 180-190, Eskişehir Şehir Hastanesi’nde ise yaklaşık 250 hekimin poliklinik hizmeti verdiğini aktaran Köksal, “Böyle bir sistem içerisinde sağlık kuruluşlarına 1 milyon başvuru varsa, Eskişehir'de adeta bir ‘hastalık hastalığı’ başlamış demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Gereksiz sağlık başvurularının önüne geçmemiz gerekiyor”

Vatandaşların sağlık kuruluşlarına başvuru alışkanlıklarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Köksal, “Ben gitmiyorum, yani 1 milyon eksi 1. Demek ki benim yerime bir başkası birden fazla kez gitmiş, muayene olmuş.” diye konuştu.

Köksal, vatandaşların sağlık hizmetlerinin kullanımı konusunda bilgilendirilmesini isteyerek, “Şehirde vatandaşlarımızı sağduyulu bir şekilde bilgilendirerek gereksiz sağlık başvurularının önüne geçmemiz gerekiyor.” dedi.

Türkiye’de sağlık sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini savunan Köksal, Eskişehir’de 2007 yılında 4 ambulansla hizmet verildiğini, bugün ise 67 adet 112 ambulansının bulunduğunu söyledi. Ambulans sayısındaki artışa rağmen ulaşım sorunlarına ilişkin şikâyetlerin sürdüğünü belirten Köksal, “Ambulans sayısını yaklaşık 15 kat artırmışsınız ancak nüfusunuz yalnızca yüzde 25 artmış. Buna rağmen vatandaş hâlâ ambulansa ulaşmakta sorun yaşıyorsa burada sağlık hizmetinin sunumuyla ilgili sistemin gerçekliğinin dışına çıkılmış demektir.” ifadelerini kullandı.

Uzman hekimlere doğrudan erişimin sağlık sisteminin iş yükünü artırdığı görüşünü dile getiren Köksal, MHRS ve aile hekimliği üzerinden yürütülen randevu uygulamalarına da değindi. Köksal, vatandaşların bazı durumlarda aile hekimlerine yönlendirilerek özel randevu kontenjanlarından yararlanabildiğini hatırlattı.

Sağlık Bakanlığına, bürokratlara ve sağlık sisteminin paydaşlarına çağrıda bulunan Köksal, “Sağlık sisteminin bir tarafında vatandaşlarımız, diğer tarafında doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımız bulunuyor. Hizmet sunumunu gerçekleştiren bizleriz.” dedi.

“ESOGÜ Hastanesi güçlendirilmek yerine yeniden yapılmalı”

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne ilişkin de açıklamalarda bulunan Köksal, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un mevcut hastane binasının yenilenmesine yönelik yaklaşımını desteklediklerini söyledi.

Köksal, 1970 yılında temeli atılan binanın yaklaşık 1 milyar TL harcanarak güçlendirilmesinin doğru olmadığını savunduklarını belirterek, “O binanın güçlendirilmek yerine yıkılarak yeniden yapılması gerektiğini savunduk.” dedi.

Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un konuya ilişkin açıklamalarını önemli bulduklarını ifade eden Köksal, “‘ESOGÜ'lüyüm, Eskişehirliyim, Eskişehirsporluyum’ dedi. Ardından bütün gerçekliğiyle o binanın yıkılması gerektiğini söyledi ve bunun için Ankara'nın yolunu tutacaklarını ifade etti.” diye konuştu.

Köksal, bundan sonraki süreçte kentteki siyasi temsilcilere sorumluluk düştüğünü belirterek, “Artık top, Eskişehir'i temsil eden siyasetçilerdedir.” ifadesini kullandı.

Diğer illerde sağlık yatırımları için yüksek bütçeli projelerin hayata geçirildiğini söyleyen Köksal, Eskişehir’in de yatırım alması gerektiğini belirtti. Köksal, “Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'ne yakışan, sıfırdan yapılacak modern bir hastane binasının kente kazandırılmasıdır.” dedi.

Mevcut binanın yaklaşık 50 yıllık olduğunu kaydeden Köksal, güçlendirme çalışmaları kapsamında yaklaşık 150 yatak kapasitesinden vazgeçileceğini ve yaklaşık 1 milyar TL harcanacağını ileri sürdü.

“Bu kadar büyük bir kaynağı eski bir binanın güçlendirilmesine harcamak yerine, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'ne sıfırdan, modern ve uzun yıllar hizmet verecek yeni bir hastane binası yapılması gerekiyor.” diyen Köksal, kentteki siyasi aktörlerin, bürokrasinin ve kamuoyunun ortak hareket etmesini istedi.

“890 hemşirenin yaklaşık 200'ü nöbet tutamıyor”

Hastanelerdeki randevu ve personel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Köksal, Yunus Emre Devlet Hastanesi ile Eskişehir Şehir Hastanesi hakkında hazırladıkları raporu kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı.

Köksal, “Sistemde 890 hemşire görünüyor ancak bunların yaklaşık 200'ü çeşitli nedenlerle artık nöbet tutamıyor. Yani bugün doktorunuz var ancak hasta muayene edemiyor, hemşireniz var ancak nöbet tutamıyor.” dedi.

Aktif saha görevinde bulunabilecek sağlık çalışanlarının sahada görevlendirilmesi gerektiğini belirten Köksal, masa başında çalışan personelin oranına ilişkin sağlık çalışanları arasında rahatsızlık bulunduğunu söyledi.

Sağlık Bakanlığının bazı görevlendirmeleri iptal ettiğini aktaran Köksal, “Sahada çalışabilecek durumda olan herkes sahada görev yapmalı. Ancak uygulamada hâlâ ‘Ayşe kalsın, Fatma gitsin’ anlayışıyla karşılaşabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sağlık-Sen olarak sorunları veriler üzerinden gündeme getirmeye çalıştıklarını kaydeden Köksal, 112 Acil Sağlık Hizmetleri konusunda da bir rapor hazırladıklarını belirtti.

Eskişehir’in çevre illerden de hasta kabul ettiğine dikkati çeken Köksal, “Yalnızca Eskişehir'e hizmet vermiyoruz. Afyonkarahisar, Kütahya ve Bilecik başta olmak üzere çevre illerden de hasta kabul ediyoruz.” dedi.

“Siyasetçiler kendileri randevu almaya çalışsın”

Randevu sistemindeki sorunların doğrudan deneyimlenmesi gerektiğini savunan Köksal, “Siyasetçiler ve bürokratlar hiçbir ayrıcalık kullanmadan, araya kimseyi sokmadan kendileri bir muayene randevusu almaya çalışsınlar ve sistemin nasıl işlediğini görsünler.” çağrısında bulundu.

Sağlık taramaları sonrasında ileri tetkikler için uzun randevu süreleri verilmesini eleştiren Köksal, “Bir taraftan insana ‘Sizde kanser şüphesi var’ diyorsunuz, diğer taraftan gerekli tetkik için 6 ay sonrasını gösteriyorsunuz. Bu durum insanı psikolojik olarak da yıpratıyor.” diye konuştu.

Personel sayısının ihtiyacı karşılamadığını söyleyen Köksal, yeni atama yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Sağlık ordusuna ne kadar genç çalışan katılırsa sistem o kadar güçlenecektir. Çünkü şehrin nüfusu artıyor, hizmet verdiğimiz alan genişliyor ve sağlık kuruluşlarının yükü büyüyor.” dedi.

Üçüncü devlet hastanesi ve fizik tedavi hastanesi önerisi

Yaklaşık 5 yıldır Eskişehir Devlet Hastanesi’nin yerine 600 yataklı yeni bir hastane yapılmasını önerdiklerini belirten Köksal, bunun kentteki sağlık yükünün dağıtılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Kızılinler’deki termal kaynakların sağlık hizmetlerinde değerlendirilmesini isteyen Köksal, Afyonkarahisar’daki fizik tedavi merkezlerini örnek gösterdi.

Köksal, “En uygulanabilir seçeneklerden biri nedir? Bir fizik tedavi hastanesi kurmaktır. Eskişehir'in üçüncü büyük hastanesini fizik tedavi alanında planlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

1980’li yıllarda Askeri Hastane’de termal su havuzlarından fizik tedavi amacıyla yararlanıldığını hatırlatan Köksal, “2026 yılına geldik ancak bugün kamuda aynı hizmeti yeterli ölçüde veremiyoruz. Fizik tedavi amacıyla kullanılabilecek bir havuzumuz dahi yok.” dedi.

“Karşımızda yorgun bir doktor ve yorgun bir hemşire gerçeği var”

Okulların açılması ve kış döneminin yaklaşmasıyla sağlık kuruluşlarına başvuruların artacağını belirten Köksal, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına dikkat çekti.

Köksal, “Karşımızda yorgun bir aile hekimi, yorgun bir doktor ve yorgun bir hemşire gerçeği var. İstediğiniz kadar izin kullandırın, istediğiniz kadar tatile gönderin; çalışma koşullarını ve personel sayısını düzeltmediğiniz sürece bu yorgunluğu ortadan kaldıramazsınız.” diye konuştu.

Bir aile hekiminin günlük yaklaşık 50 ila 85 hastaya baktığını söyleyen Köksal, 85 hastanın her birine 5 dakika ayrılması halinde dahi 425 dakikalık çalışma süresinin ortaya çıktığını belirtti.

Sağlıklı Hayat Merkezlerinde de benzer sorunların yaşandığını ifade eden Köksal, psikologlara 10 dakikada bir randevu verilmesini eleştirdi. Köksal, “Bir insan 10 dakikada kendisini nasıl ifade edecek? Psikolog 10 dakika içerisinde neyi değerlendirecek, hangi tedavi sürecini planlayacak? Bizde de hiç değilse bir hastaya 30 dakika zaman ayrılması gerekiyor.” dedi.

“Başarı, kaç kişiye bakıldığıyla ölçülmemeli”

MHRS üzerinden oluşan başvuru sayılarının tek başına sağlık hizmetinin başarısını göstermediğini savunan Köksal, “‘1 milyon hastaya baktık’ demek bana göre bir başarı değildir. Tam tersine, toplumun sağlık kuruluşlarına ne kadar yoğun başvurduğunu gösterir.” ifadelerini kullandı.

Sağlık sisteminde başarı ölçütünün toplumun sağlık düzeyi olması gerektiğini belirten Köksal, “Geçen yıl 1 milyon hasta başvurusu varsa ve bu yıl bunu 900 bine düşürebilmişsek bunu konuşmalıyız. Belirli bir hastalık grubunda 500 hastamız varsa ve bunu 300'e indirebilmişsek bunu başarı olarak değerlendirmeliyiz.” dedi.

Eskişehir’de sağlık çalışanı sayısının yetersiz olduğunu yineleyen Köksal, kâğıt üzerindeki çalışan sayısıyla aktif saha personeli arasında fark bulunduğunu belirtti.

Personel Dağılım Cetvellerinin güncellenmesini isteyen Köksal, “Eskişehir'in artan nüfusu, çevre illerden gelen hastalar, sağlık kuruluşlarının iş yükü ve fiilen sahada görev yapabilen personel sayısı dikkate alınarak güncellenmelidir. Eskişehir'in ihtiyacı olan gerçek sağlık çalışanı sayısına bir an önce ulaşılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Öncelik kamu sağlık sisteminin güçlendirilmesi olmalı”

Eskişehir’e yeni bir özel hastane yapılıp yapılmaması tartışmasına da değinen Köksal, sağlık hizmetlerinde kamu kapasitesinin öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kamuda, tıp fakültesi dahil yaklaşık 260 diş hekimi bulunduğunu, özel sektörde ise yaklaşık 400 diş hekiminin hizmet verdiğini belirten Köksal, kamu ve özel sağlık sektörünün hizmet kapasitesinin rakamlarla karşılaştırılması gerektiğini ifade etti.

Özel ve kamu hastanelerindeki doğum sayıları ile SGK’ye yansıtılan maliyetlerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunan Köksal, “Özel sektör 100 doktorla SGK'ye ne kadar fatura kesiyor? Kamu hastanelerinde 400-500 doktorla yaklaşık 1 milyon hastaya verilen hizmet karşılığında ortaya çıkan rakam nedir? Bunları yan yana koyup karşılaştıralım.” dedi.

Sağlık hizmetinin esas olarak kamu eliyle sunulması gerektiğini savunan Köksal, “Vatandaşın gelirine veya sosyal durumuna bakılmaksızın herkesin eşit şekilde sağlık hizmetine ulaşabileceği güçlü bir kamu sağlık sistemine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’de dördüncü özel hastanenin gerekliliğinden önce kamu kapasitesinin konuşulması gerektiğini belirten Köksal, “Siz Eskişehir'e üçüncü bir devlet hastanesi yapmazsanız dördüncü özel hastaneye de ihtiyaç ortaya çıkar, beşinci özel hastaneye de. Çünkü kamu tarafındaki kapasite ihtiyacını karşılamadığınız sürece vatandaş doğal olarak özel sağlık kuruluşlarına yönelmek zorunda kalacaktır.” diye konuştu.

ESOGÜ Hastanesi’nin yenilenmesi ve üçüncü devlet hastanesinin planlanmasının öncelikli ihtiyaçlar arasında bulunduğunu belirten Köksal, “Benim açımdan öncelikli mesele Eskişehir'e dördüncü bir özel hastane yapılıp yapılmaması değil, kamu sağlık sisteminin kapasitesinin güçlendirilmesidir.” dedi.

Ajans Expres Gazetesi