Eskişehir Çevre Derneği’nden Su Krizi Uyarısı: “Suyun Değeri Anlaşılmalı, Adil Kullanım Şart”
Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği, yaptığı basın açıklamasında su kaynaklarındaki tehlikeli düşüşe dikkat çekerek suyun sürdürülebilir ve adil yönetilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, artan madencilik faaliyetlerinin su tüketimine etkisi vurgulanırken, Türkiye’nin su zengini değil, su azlığı yaşayan bir ülke olduğu ifade edildi.

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği, suyun hayati önemine dikkat çeken bir basın açıklaması yayımlayarak, hem kamuoyunu bilgilendirdi hem de yetkililere çağrıda bulundu. Dernek açıklamasında, dünya genelinde artan nüfus, iklim değişikliği ve maden arama faaliyetlerinin su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade edildi.
Açıklamada, “Su, yaşamın temel direğidir. Bu nedenle kaynaklarımızın korunması, kirliliğin önlenmesi, verimli sulama yöntemlerinin kullanılması ve suyun adil şekilde dağıtılması büyük bir sorumluluktur. Suyun değerini anlamak yalnızca çevresel değil, aynı zamanda insani bir zorunluluktur,” denildi.
Dernek, Türkiye’de birçok göl ve nehrin alarm verdiğini belirterek şu örnekleri paylaştı:
“Akşehir Gölü kurumuş durumda; Beyşehir, Eber, Acıgöl, Akgöl, Seyfe, Burdur ve Tuz gölleri can çekişiyor. Fırat, Dicle, Gediz, Büyük Menderes, Sakarya nehirlerinin debilerinde büyük düşüş gözleniyor. Porsuk Barajı’ndaki su seviyesi kritik seviyeye inerken, Çifteler Sakarya Başı da kurumaya başladı.”
Madencilik Sektörüne Tepki
Dernek, özellikle madencilik sektörünün su tüketimine dikkat çekerek Uşak’ta yaşanan durumu örnek gösterdi. Açıklamada, “Uşak’ta halkın yıllık su tüketimi 11 milyon metreküp iken, bir altın madeni şirketi 12 milyon metreküp su kullanıyor. Yeni açılacak madenlerin, bu rakamların da üstüne çıkacağı öngörülüyor. Bu durum ülke geleceği açısından büyük bir tehdittir,” ifadelerine yer verildi.
Türkiye Su Kıtlığı Eşiğinde
Açıklamada Türkiye’nin sanılanın aksine su zengini bir ülke olmadığına dikkat çekilerek, “2020 yılı itibarıyla kişi başına düşen su miktarı 1346 m³’tür. Bu miktarın 2050 yılında 1120 m³’e düşeceği, 1000 m³ olan su kıtlığı sınırına çok yaklaşılacağı tahmin edilmektedir,” bilgisi paylaşıldı.
Çağrı: Su Bilinçli Kullanılmalı
Açıklama, şu çağrıyla son buldu:
“Unutmayalım, su kaynakları sınırlıdır. Bu kaynakların adil ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi, gelecek nesillerin su kıtlığı çekmemesi için hayati önem taşımaktadır. Suyu tasarruflu ve bilinçli kullanmalıyız.”
Ajans Expres Gazetesi
Tepkiniz Nedir?






